Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2613 E. 2026/2721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2613
- Karar No
- 2026/2721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1908 E., 2026/242 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1176 E., 2025/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaş olduğu davaya konu 1 77... parsel sayılı taşınmazda davalıya 21.10.2024 tarihinde pay satıldığını ileri sürerek, ön alım nedeni ile davalı adına kayıtlı payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazda önceden malik olduğunu, taşınmazını inançlı işlemle Veli'ye teminat amacıyla devredildiğini, taşınmazda fiili taksim olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mahallinde yapılan keşif, geçmiş yıllara ait uydu fotoğrafları ile taşınmazın taksim krokisine uygun şekilde kullanıldığı, taksim krokisinde 4 numaralı kısımda yer alan ve bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın ...'ın kullanımına bırakıldığı sonra da oğlu olan davalı ... tarafından kullanıldığı, davacı tarafından bizzat kullanılan yer bulunmasa da davacıya pay satan kişilerin ...'ın oğlu ... mirasçıları olduğu, paylaşımda 1 numaralı yerin ...'a isabet ettiği, davacıya pay satan tanık ...'ın beyanları da dikkate alındığında taşınmazda fiili taksim bulunduğu ve kullanımın buna uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fiili taksim olmadığını, raporda taşınmazın üç parça şeklinde kullanıldığı tespit edilse de çok paydaşlı yerde her paydaşın kullandığı yerin olmadığını, davacının kullandığı yerin belli olmadığını, davalının daha fazla yer kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.