Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2589 E. 2026/2718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2589
Karar No
2026/2718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3006 E., 2026/271 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2022/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1 38... parselde paydaş olduğunu, davalı tarafından 11.03.2021 tarihinde pay satın alındığını ileri sürerek, ön alım hakkı nedeni ile davalı adına olan payın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim savunmasında bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fiili taksim nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, alt kattaki dükkanın davalıya pay satan malikler tarafından üst kattaki meskenin davacı tarafından kullanıldığının sabit olduğu, fiili taksim hususunun ispatlanmış olduğundan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının süresi içinde cevap vermediğini, bu nedenle fiili taksim savunmasına itibar edilemeyeceğini, bu yönde araştırma yapılamayacağını, fiili taksim olmadığını, davacı ve davalı tarafından kafalarına göre bir kullanım olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2589, K. 2026/2718, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2589-e-2026-2718-k-89406e1563c8