Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2226 E. 2026/2431 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2226
Karar No
2026/2431
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/126 E., 2023/156 K.

Mahkeme kararı asıl davada davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin irtifak hakkı sahibi olduğu 1561 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalının ruhsatsız bina yapmak sureti ile havai irtifak hakkını ihlal ettiğini belirterek emniyet mesafesine müdahalenin önlenmesini ve binanın irtifak hakkına tecavüzlü kısmının kâl’ini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki yapının irtifak hakkı tesisinden önce inşa edildiğini, binanın yıkımının fahiş zarara neden olacağını, gerekirse davacı kurumun hattı daha yüksekten geçirebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. II. BİRLEŞTİRİLEN DAVA Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; ... ve ...’ı davalı göstermek suretiyle aynı iddiaları ileri sürerek aynı istemde bulunmuştur. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; binanın irtifak hakkı tesisinden çok önce yapıldığını, davacının hattı yükseltebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1561 parsel sayılı taşınmazın 78 16... parsel numarasını aldığını ve 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca tapuda muvakkaten idare adına tescil edildiğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 07.03.2016 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince; "dava taşınmazın malikine ve irtifak hakkına tecavüzlü olduğu iddia edilen binanın diğer kullanıcısına yöneltilmediğinden pasif dava ehliyetinin gerçekleşmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 20.05.2022 tarihli kararı ile; asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen inşaat mühendisi ve elektrik mühendisinin 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu binaların davacıya ait 380 kV.luk Ümraniye-Tepeören (Güney) Enerji İletim Hattına ait P.2528 ve P.2529 pilonları arasında ve altında kalmakta olduğu, yatayda ve düşeyde Elektrik Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 44. maddesine aykırı olarak irtifak hakkına tecavüzlü inşa edildiği, bunun güvenlik ihlal sınırlarını aştığı ve kâl'inin gerekeceği belirtildiği hâlde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 81,15 m² bölüm ile "B" harfi ile gösterilen 36.05 m² bölüme el atmanın önlenmesine, yapıların kâl'ine, bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacı lehine kurulan irtifak hakkının kaldırılması ya da yeniden düzenlenmesi için İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/269 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, delillerinin toplanmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, yapının irtifak hakkı tesisinden önce yapıldığını, hükmün gerekçelendirilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yapının irtifak hakkı tesisinden önce yapıldığını, irtifak hakkının tesisinde taşınmazın parsellere bölünmemiş tarla vasfında olduğunu, Mahkemece irtifak hakkının hatalı olarak geniş yorumlandığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, ölçülülük ilkesinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ispatlanmadığını, kâl ile telafisi mümkün olmayan zarar meydana geleceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, irtifak hakkına el atmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, birleştirilen davada davalı ... yönünden yıkımına karar verilen alanın 36,05 m² yerine 81,15 m² olarak yazılması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların yukarıda belirtilen temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (1B) numaralı bendinde yer alan “yapının 81,15 m²lik kısmının kâl'ine” ibaresinin çıkartılarak yerine “yapının 36,05 m² kısmının kâl'ine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2226, K. 2026/2431, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2226-e-2026-2431-k-ba0074c8bc84