Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/664 E. 2026/1135 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/664
- Karar No
- 2026/1135
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1265 E., 2025/726 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi .............. adına kayıtlı 21 84... , 22 04... , 22 05... , 22 20... , 22 07... , 22 19... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmadığı taktirde satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalı, taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini istemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2016 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne, dava konusu 21 84... parsel, 22 04... parsel, 22 05... parsel ve 22 20... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine; 22 07... parsel ve 22 19... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 07.06.2016 tarihli kararının davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.09.2020 tarihli kararıyla dava konusu 21 84... parsel, 22 04... parsel, 22 05... parsel ve 22 20... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün onanmasına; 2 07... parsel ve 22 19... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, söz konusu taşınmazların aynen taksiminin mümkün olup olmadığı yöntemince araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla denkleştirme bedelinin verilen kesin süre içerisinde paydaşlar tarafından ödenmediği gerekçesiyle dava konusu 22 07... ve 22 19... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, 21 84... , 22 04... , 22 05... , 22 20... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise daha önce verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, denkleştirme bedeli yatırılmadığından aynen taksime karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen sürenin kısa olduğunu, ikinci bir süre verilmesi gerektiğini, tarafına yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ifade ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440/3 hükmünün 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.