Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6235 E. 2026/1046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6235
- Karar No
- 2026/1046
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/311 Esas, 2025/10 Karar KARAR : Kısmen kabul/Açılmamıs sayılmasına
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince yapılan düzeltme nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl dava ile komşu parsel maliklerine karşı açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; ............... 751 parsel (yeni 2 81... parsel) sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlıyken dava dışı ...’e trampa edildiğini, ... tarafından da 7625 m² olarak davacıya satıldığını, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince yüzölçümünün 6184 m² olarak düzeltildiğini, eksik yüzölçümü nedeniyle uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu 751 parsel sayılı taşınmazın tersimat hatası nedeniyle 1.441 m²lik kısmının komşu taşınmazlar kapsamına alınmış bulunması, düzeltme işleminin komşu taşınmazlar lehine yapıldığı hususu göz önünde tutularak 1.441 m² alanın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya dava konusu taşınmazı satan ...'in de davaya dahil edilmesi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.05.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 31.385,22 TL’nin dava tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.05.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu, şöyle ki dava, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesine göre yapılan düzeltme sonucu dava konusu taşınmazın yüzölçümünde azalma meydana geldiği iddiasına dayanmakta olup davacı tarafından 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi gereğince yapılan bu çalışmadan dolayı Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1979 Esas, 2008/1084 Karar sayılı dosyasında Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltmek sureti ile açtığı davada, davacının talebinin esastan reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2009/7956 Esas, 2009/8905 Karar sayılı ilâmında; “...Kadastro Müdürlüğünün 11.09.2007 tarihli işlemi ile 751 parsel malikinin başvurusu üzerine tesis kadastrosu yapılırken tersimat hatası yapıldığından bahisle düzeltme yapılmış, bu düzeltme ile davacı taşınmazının bir kısmı komşu taşınmazlar kapsamına alınmıştır. Diğer bir ifadeyle, düzeltme işlemi komşu taşınmazlar lehine oluşmuştur...” denildiği, bu durumda davacının dava konusu taşınmazın eksilen kısmı için komşu parsellere karşı tapu iptal ve tescil davası açabileceği, bu davanın sonucunda ortaya çıkan duruma göre davacının zararının nereden kaynaklandığının tespitinden sonra tazminat talebinde bulunacağı gözetilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 28.04.2021 tarihli ve 2017/232 Esas, 2021//147 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 31.385,24 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine, birleştirilen davanın ise taraflarca takip edilmeyip üç aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.04.2021 tarihli ve 2017/232 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında davacının, dava konusu taşınmazın eksilen kısmı için komşu parsellere karşı tapu iptal ve tescil davası açabileceği, bu davanın sonucunda ortaya çıkan duruma göre davacının zararının nereden kaynaklandığının tespitinden sonra tazminat talebinde bulunacağı belirtildiği halde bozma gerekleri yerine getirilmeden komşu parsel maliklerine karşı açılan ve eldeki dosya ile birleştirilen tapu iptali ve tescil davasının takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu........ Mahallesi 751 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro paftası ve yenileme paftası getirtilerek yenileme tutanaklarındaki edinme sebebi de dikkate alınıp yüzölçümündeki azalmanın sebebinin belirlenmesi ve Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2009/7956 Esas, 2009/8905 Karar sayılı ilâmında düzeltme işleminin komşu taşınmazlar lehine oluştuğu belirtildiğinden, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın komşu parsellerdeki artıştan kaynaklandığının tespiti halinde 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 95.012,19 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine, birleştirilen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temiz dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılması kararı yönünden müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belediye meclisinin 09.11.2012 tarihli kararıyla uygun görülerek ............ Belediye Meclisinin 10.01.2013 tarihli kararı ile tadilen onaylanarak kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kalan taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerekirken arazi olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerekirken 2014 yılı itibarıyla değer biçilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın son durumuna ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, Kadastro Müdürlüğünce düzeltmeye konu parsel ve düzeltmeden etkilenecek diğer 23 adet parseldeki olası hataların düzeltilebilirliği ile ilgili çalışmalara başlanıldığını ve devam ettiğini, bu çalışmaların akıbetinin sorularak ve varsa diğer parsel davaları ile birlikte değerlendirilmesi ile bekletici mesele yapılması gerektiğini ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın sınırlarının değişmediği de gözetilerek tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgeler, ... Belediye Başkanlığı yazısı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Sisteminde yapılan inceleme ve taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alındığında dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz arazi olarak nitelendirilip net gelirine göre değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
4.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
5. Kadastro Müdürlüğünün 08.05.2025 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydına işlenen 16.01.2025 tarihli “Bu parselde teknik hata bulunmakta olup düzeltme yapılacaktır” şeklindeki şerh dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın güncel durumunun tespiti ile sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.