Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2037 E. 2026/2625 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2037
Karar No
2026/2625
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2113 E., 2026/228 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/288 E., 2024/296 K.

Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 34... , 1 44... ve 4 parsellerin malikinin davacı olduğunu, 1 44... parsel ve 1 44... parselin davalıya satıldığını, bu taşınmazların davacının taşınmazlarına sınırdaş olduğunu, davacının ön alım hakkı bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kötüniyetli açıldığını, tarafların akraba olduklarını ve öncelik olarak davacının satıştan haberdar edildiğini, ancak satın alamayacağını bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdahiller ... ve ... müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazları satan kişiler olduklarını, satışın gerçek olduğunu, satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha yüksek olduğunu belirterek davalının yanında davaya müdahale istemiyle davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'ndan kaynaklanan ön alım hakkının şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahiller tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 44... parsel sayılı taşınmazın; 32.292,00 m² yüz ölçümünde sulu tarım arazisi tarla vasfında ve 20 dönümden fazla olduğu için asgari gelirli tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle bu taşınmaza karşı 5403 sayılı Kanun hükümlerine karşı ön alım hakkı kullanılmasının mümkün olmadığı, bu hâle göre ikinci taşınmazın satın alındığı 28.01.2020 tarihi itibarıyla sınırdaş parsel maliki konumunda olan davalıya karşı ön alım hakkı kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabul edilmesi hâlinde davacının hadsiz ve sınırsız hak sahibi olmayacağını, davacının hakkının kanundan kaynaklandığını, ön alım hakkının kullanılmasının şartlarının oluştuğunu, İncirliova'da arazi büyüklüğünün 60 dekar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının doğru olduğunu ancak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dışında başka ret gerekçeleri de olduğunu belirterek davacının temyiz başvurusunun reddini, davanın reddi kararının onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 5403 sayılı Kanun'dan kaynaklanan önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davalı yönünden ise dava reddedildiğine göre gerekçenin düzeltilmesine dair davalının temyizinde hukuki yarar bulunmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 2. Yukarıda (3) numaralı bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Onama harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2037, K. 2026/2625, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2037-e-2026-2625-k-25729b3c404d