Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4718 E. 2026/2626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4718
- Karar No
- 2026/2626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2889 E., 2025/1526 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/295 E., 2023/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacının torunu olduğunu, davaya konu Antalya ili, ... ilçesi ... Mahallesi 5 20... parseldeki A Blok 29 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından bedelinin ödenerek davalı adına alındığını, ödemeye ilişkin davacı hesabından satış yapan önceki malikin kızının hesabına dava konusu dairenin bedeli için gönderildiği açıklamasını içeren satış ile aynı tarihli dekontun bulunduğunu, davacının bu yeri torunu olan davalının kendisine bakacağı güvenini oluşturması nedeniyle davalı adına aldığını ancak davalının davacıyı aldatmış olduğunu, tapu alındıktan sonra davacıyla ilişiğini kestiğini, davacının iradesinin davalı tarafından hileyle fesada uğratıldığı belirtilerek tapunun iptali ile davacı adsına tescilini olmadığı takdirde bağımsız bölümün rayiç bedelin ödenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının bağışlama iradesi ile bağımsız bölümü aldığını, bağıştan rücu koşullarının olmadığını, ileri sürdüğü iddiaların gerçek olmadığını, davacı tarafça ispatlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıyı bakıp gözetileceğine inandırılarak temlik yapılmasını sağlama halinin hile olduğu, davacının iradesinin sakatlandığı ve davacıyı aldatarak sözleşme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça, dava konusu taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi karşılığında davalı adına tescil edildiğini ancak davalının davacıya bakmadığı ve sözleşme gereğini yerine getirmediği iddiasıyla tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde rayiç bedelin ödenmesi isteminde bulunulmuşsa da; taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesinde belirtilen şartlarda yapılmış bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle davalının sözleşmeye aykırılıktan sorumlu tutulamayacağı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, kendisine bakılacağı vaadi ile taşınmazın parasını verdiği iddiası bakımından, davalının davacıyı sözleşme yapmaya sevk eden, iradesini sakatlayan hileli davranışlarda bulunduğu hususunun dosya kapsamında kanıtlanmadığı, kural olarak hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın Bölge Adliye Mahkemesince hatalı nitelendirildiğini, davanın hile nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen nedenlerin dikkate alınmaması gerektiğini, dinlenen tanıklar, sunulan dekont ve diğer belgelerle davanın ispatlandığını, davanın muvazaa ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.