Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2029 E. 2026/2134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2029
Karar No
2026/2134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1014 E., 2025/521 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/90 E., 2024/16 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Yozgat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 83... parsel sayılı taşınmazın tarafların babaları ...'dan miras kaldığını, müvekkilinin davalı kardeşi ... dışındaki diğer mirasçıların hisselerini resmî işlemle satın aldığını, bu satın alma işlemleri sonrası müvekkilinin 4/5 olduğunu, dava konusu arsa üzerindeki sadece dört duvarı kalan evin davacı tarafından 2016 - 2018 yılları arasında müvekkili tarafından yeniden inşa edildiğini, bahçe duvarı çekildiğini, su kuyusu açıldığını, çim ve ağaçlar dikildiğini ileri sürerek, bu nedenle dava konusu parsel üzerindeki muhdesatların yapılmasının ve buna ilişkin tüm harcamaların davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ev ile bu yapının yanı sıra ev, ahır, samanlık ve tandır evinin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin Almanya'da uzun yıllar çalıştığını, orada kazandığı ilk para ile 1973 yılında söz konusu muhdesatın davalı müvekkili tarafından yaptırıldığını, diğer kardeşlerinin bu dönemde yaşlarının çok küçük olduğunu belirterek, dava konusu muhdesatların müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekilleri verdikleri cevap dilekçelerinde, karşı tarafın iddiasının doğru olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/90 Esas, 2024/16 Karar sayılı kararı ile; "...1-Asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan su kuyusu bahçe duvarı ve 25.09.2023 tarihli ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda belirtilen 8 yaşında 9 adet elma ağacı, 8 yaşında 2 adet armut ağacı, 8 yaşında 6 adet kayısı ağacı, 8 yaşında 3 adet erik ağacı, 8 yaşında 3 adet ayva ağacı, 8 yaşında 2 adet kiraz ağacı ve 8 yaşında 2 adet şeftali ağacının davacı karşı davalıya aidiyetinin tespitine, ...bilirkişinin raporunda yer alan 35 yaşındaki bir adet kayısı ağacı, 35 yaşındaki bir adet ceviz ağacı ve yine 35 yaşındaki bir adet armut ağacı ile diğer yapılar yönünden davanın reddine, 2-Birleştirilen davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin davalı karşı davacıya aidiyetinin tespitine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ve 2024/1014 Esas, 2025/521 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın 1993 yılında senetsizden davacı, davalı ve diğer kardeşleri adına tespit edildiği, taşınmazın vasfının kargir ve bahçesi olduğu, eldeki davanın 29.08.2022 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği... kabule göre muhdesatın tespiti davalarında davanın kabulü halinde, muhdesatın ilgili kişi tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir iken kabul edilen kalemler yönünden muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesinin de doğru olmadığı..." gerekçesiyle "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile 1-Asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan su kuyusu bahçe duvarı ve 25.09.2023 tarihli ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda belirtilen 8 yaşında 9 adet elma ağacı, 8 yaşında 2 adet armut ağacı, 8 yaşında 6 adet kayısı ağacı, 8 yaşında 3 adet erik ağacı, 8 yaşında 3 adet ayva ağacı, 8 yaşında 2 adet kiraz ağacı ve 8 yaşında 2 adet şeftali ağacının davacı karşı davalıya aidiyetinin tespitine, ...bilirkişinin raporunda yer alan 35 yaşındaki bir adet kayısı ağacı, 35 yaşındaki bir adet ceviz ağacı ve yine 35 yaşındaki bir adet armut ağacı ile diğer yapılar yönünden davanın reddine... 2-Birleştirilen davanın reddine.. ..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Bilirkişi raporunun birinci sayfasının son paragrafında, parselin kuzeyinde bulunan kerpiç evin zemin kattan ve yarı bodrumdan oluştuğu hususunun kadastro kayıtlarında yer aldığını, bu yapının taban alanının 153,19 m² olduğunun belirtildiğini, 2. Keşif esnasında yapılan ölçümlere göre evin önceden yapılan kısmının 107.2 m² taban alanı ve zemin kattan oluştuğu, toplam yapı alanı 196,4 m² olmakla söz konusu yapının alanın yapıya kadastro ölçümlerinden sonra yapıldığının göstergesi olduğunu, 3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz edenin sıfatına göre kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2029, K. 2026/2134, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2029-e-2026-2134-k-cbc036546555