Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1416 E. 2026/1603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1416
- Karar No
- 2026/1603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1048 E., 2026/139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/569 E., 2024/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 1 36... parselde hissedar olduğunu, taşınmazda 1/2 hissesi bulunan dava dışı hissedar ......'nun 13.11.20 20... yevmiye No.lu satış işlemi ile 1/6 hisseyi 150.000,00 TL bedelle davalı ...'e, 1/6 hisseyi de 150.000,00 TL bedelle davalı ...'e sattığını, satıştan haberdar edilmediğini belirterek davalıların dava konusu taşınmaz üzerindeki hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili içeriği aynı, fakat ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, dava dışı ...'nun murisin 09.11.2020 tarihinde vefatı sebebiyle yurt dışından cenaze için geldiğini, murisi tarafından 2003 yılında kendisine yapılan muvazaalı devirden rahatsız olması nedeniyle kardeşlerine 1/6'şar oranda satış yaptığını, taşınmazı müvekkili ve diğer davalıya satan ...ın kardeşlerine satış yapması ve muvazaalı işlemden kaynaklı rahatsızlığı sebebiyle piyasa değerinin altında satış işlemi yapıldığını, taşınmazın gerçek değeri daha yüksek olup davacı taraf bunu bildiğinden haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar vekilince 28.06.2021 tarihli tam ıslah talebi doğrultusunda yeniden sunulan cevap dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 180. maddesi kapsamında tam ıslah hakkını kullanarak davaya cevaplarını yeniden sunduklarını, gerçek bir satışın konusu olmayan satım niteliğinde olmayan pay temliklerinde yasal ön alım hakkının doğmayacağını, ...'nun erkek kardeşleri ile yaptığı devir işleminin "miras paylaşımına" yönelik olarak gerçekleştirildiğini, muris muvazaasına dayalı davanın müvekkilleri lehine sonuçlanması halinde "konusuz" kalacağından müvekkillerinin hak kaybına uğramaması ve yargılamanın uzamaması adına ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve dava dışı ...'nun dava konusu taşınmazda 1/2'şer payı var iken 13.11.2020 tarihinde müşterek maliklerden dava dışı ... kendisine ait 1/2 hissenin 1/6'sını davalı ...'ya diğer 1/6 hissesini davalı ...'ya satış akdi ile devrettiği, davalıların dava dışı ...'nun kardeşleri olduğu, dinlenen tanık beyanlarından tapuda satış olarak gösterilen işlemin muvazaalı olduğu, işlemin gerçekte miras hukuku gözetilerek yapılan bağış olduğunun ispat edildiği, yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı ve Hukuk Genel Kurulu kararından da anlaşılacağı üzere akrabalar arasında gerçekte hibe veya miras hukukunun gözetilmesi amacı taşıyan devirlerde şeklen satış akdi bulunsa bile Medeni Kanunda düzenlenen şufa hakkının cereyan etmeyeceğinin belirtildiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Devir işlemi gerçekleştiren ...ın ne davalılara ne davacıya mirasçı olmadığını, bu durumda miras bırakanın iradesiyle davalılar lehine miras paylaşımı yaptığının düşünülemeyeceğini, 2. Satışın resmi makamlar önünde resmi satış işlemi yapıldığını, davalıların bunu bertaraf edecek resmi bir belge ileri sürmesi gerekirken tanık dinlettiklerini, 3. Davalının süresi içinde tanıklarını bildirmemesi nedeniyle tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına karar verilmesi gerekirken yerel Mahkemece tanıkların dinlendiğini ve beyanlarının hükme esas alındığını, kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada davalı tarafça yargılamanın hiçbir aşamasında tanık listesinin sunulmadığını, tanıkların hazır edilmediğini, 4. Tanık ...'ün davalı ...'in kızı olduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 5. Davalının cevap dilekçesinde açıkça taşınmazı satın aldıklarını belirttiğini, bağıştan bahsetmediğini, işlemin gerçek bir satış olduğunu, 6. Mahkemece eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.