Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1388 E. 2026/1721 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1388
Karar No
2026/1721
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2574 E., 2025/2255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2024/97 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş oldu 5 75... ve 4 parsel sayılı taşınmazlarda dava dışı ... ve ...'in paylarını davalıya sattığını, müvekkilinin bu satışlardan 08.12.2022 tarihinde tebliğ edilen bildirim ile haberdar olduğunu, davacının ön alım hakkının bulunduğunu iddia ederek dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıyı bildirim yapıldığını, dava değerinin belirsiz olarak gösterilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesi gerektiğini, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, cebri satış ile alınan bir kısım pay ile ilgili ön alım hakkının kullanılamayacağını belirterek davanın usul ve esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “…Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında dava konusu payın satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan ön alım bedelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 734/2. maddesi gereğince mahkemece belirlenen kesin süre içinde depo edilmesi için davacı tarafa süre verildiği, ancak davacının verilen kesin süre içerisinde depo kararını yerine getirmediği, kesin süre içerisinde belirtilen işlemin yerine getirilmemesi sebebi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 94. maddesi gereğince işlemi süresinde yapmayan davacı tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalktığı” gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece iki hafta kesin süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürenin gelecek celseye kadar verilmesi gerektiğini, ön alım bedelinin yüksek olduğu da değerlendirildiğinde verilen kesin sürenin hatalı olduğunun anlaşılacağını, ön alım bedelinin depo edileceği yerin kamu bankası mı yoksa mahkeme veznesine mi depo edileceği hususunda mahkeme ara kararında açıklık bulunmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 732 ve devamı maddelerinde düzenlenen ön alım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hâle gelir. 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36. maddesi ile değişik TMK'nın "Kullanılması" başlıklı 734. maddesinin ikinci fıkrası: "Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Ön alım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer taraftan; 7571 sayılı Kanun ile TMK'nın 734. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle ön alım bedelinin, ön alım hakkına konu payın hâkim tarafından belirlenecek rayiç bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerinden ibaret olduğu belirlenmiş ve ön alım hakkı sahibine bu bedelin nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırılması yükümlülüğü getirilmiştir. TMK'nın 734/2 hükmü gereğince hükümden önce Mahkemece belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için davacıya süre verilmesi gerekir. Davacıya verilen bu sürenin kesin olduğuna da Mahkemece karar verilebilir. Kesin süre içerisinde öngörülen işlem yerine getirilmez ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesi gereğince işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Ancak anılan bu madde hükmünün uygulanabilmesi için davacının davayı sürüncemede bırakacak davranışta bulunması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi gereğince kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; 1. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3. Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece TMK'nın 734. maddesine göre belirlenen ön alım bedelinin depo edilmesi amacıyla davacı tarafa usulüne uygun kesin süre verildiği, fakat davacı tarafça kesin süre içerisinde ön alım bedelinin depo edilmediği görülmüştür. Ara kararın yerine getirilmemiş olmasından dava şartının tamamlanmamış olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davanın usulden reddine karar verilerek maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde gerekçe yönünden çoğunlukla, sonuç itibarıyla oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

FARKLI GEREKÇE ŞERHİ

Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2014 tarihli ve 2022/375 Esas, 2024/97 Karar sayılı kararında ön alım bedelinin verilen kesin süre içinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2025 tarihli ve 2024/2574 Esas, 2025/2255 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise "...davacı vekili tarafından ön alım bedeli olan 714.000,00-TL üzerinden eksik harcın ikmal edildiği, ön alım davalarında ön alım bedelinin depo edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesi ve davalı lehine harcı yatırılan değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun olacağı" gerekçesiyle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yukarıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7571 sayılı Kanun ile TMK'nın 734. maddesinde yapılan ve ön alım hakkının kullanılmasında dava konusu payın rayiç bedelinin tespitine yönelik değişikliğin derdest davalara da uygulanacağına dair geçici madde dikkate alınarak yeniden dava konusu payın rayiç değerinin tespit edilmesi ve belirlenecek ön alım bedelinin depo edilmesi için davacıya süre verilmesi gerektiğinden bu farklı gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatindeyiz.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1388, K. 2026/1721, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1388-e-2026-1721-k-9abd114241ab