Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1306 E. 2026/3101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1306
Karar No
2026/3101
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/66 E., 2025/1684 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/208 E., 2024/341 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ün 01.03.2017 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.04.1999 tarihli kararı ile davacı yeğenini evlat edindiğini, murisin, ... Noterliğinin 02.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davacıyı mirasından mahrum ettiğini, vasiyetname düzenleme sürecinde murisin çok ciddi sağlık sorunları yaşadığını, eşi ....'ın yoğun manevi baskısı altında kaldığını, murisin ağır hastalık ve yoğun ilaç tedavisi aldığı dönemde hastane odasında davaya konu vasiyetnameyi düzenlediğini, sağlık sorunları nedeni ile uğraşan murisin ayırt etme ve bağımsız düşünme yetisi olmadığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptalini, bu mümkün olmadığı taktirde vasiyetname içerisinde yer alan davacı hakkındaki mirastan ıskat hükmünün mesnetsiz ve gerekçesiz olması nedeniyle iptalini ve davacının saklı payının tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul ve yasaya uygun biçimde düzenlenen vasiyetname tarihinde, murisin hukuki işlem ehliyetinin tam olduğunu, vasiyetnamede sözü edilen ıskatın da haklı nedenlere dayandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin şekil şartları açısından eksiksiz ve geçerli olduğunu, davacının mirastan ıskat koşullarının oluştuğunu, muris tarafından davacının 1999 yılında evlat edinildiğini, evlat edinme tarihinden murisin ölümüne kadar davacının murise karşı evlatlık vazifesini yapmadığını, murise olan olumsuz davranışları olduğunu, evlat ilişkisini hiç kurmadığını, murise ve eşine karşı cana kast seviyesinde olumsuz ve haksız davranışlarda bulunduğunu bu nedenle murisin davacıyı mirasından ıskat ettiğini, murisle ilgilenen tek kişinin davalının eşi olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumu raporu ve dinlenen tanık beyanlarına göre vasiyetnamenin iptali için aranılan koşulların oluşmadığı, davacının, ıskat hükmünün iptali yönünden ise; ispat yükünün davalı tarafta olduğu, .... Noterliğinin 02.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vasiyetnamede; "Evlatlığım ... (....)'in bana olan olumsuz davranışları, ilgisizliği, evlat ilişkisini hiç kurmamış olması, eşime ve bana cana kast seviyesinde olumsuz ve haksız davranışları gibi sebeplerle kendisini evlatlığımdan ve mirasımdan mutlak surette düşürme irademi açık ve kesin olarak tekrarlıyorum." dendiğini, celp edilen dosyaların içeriği, dinlenen tanık beyanları ve dosya içeriğine göre, davacının murisin yeğeni olduğu ve evlat edinildiği, davacının, murisin istemesine rağmen muris ve ailesi ile kişisel ilişki kurmadığı, arayıp sormadığı, muris ve eşine yönelik haksız fiil niteliğindeki eylemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesi kapsamında mirasbırakana ve ailesine karşı kanunen yerine getirmekle yükümlü olduğu aile görevlerini ifada büyük bir kusur olarak nitelendirilebileceği, davacının mirasçılıktan çıkartılmasına yönelik sebeplerin mevcut olduğunun davalı tarafça ispat edildiği gerekçeleriyle davanın reddine, tenkis yönünden açılan davanın tefrikine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ...’ün Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanında; murisin yeğeni ... ... tarafından murise karşı hakaret ve tehditler yapıldığını, ...’nin kendisini ve evlatlık olan davacıyı muristen uzaklaştırıp, murisin malına el koyma amacı olduğunu anladığını belirttiğini, bu olayın ardında davacının, murisin sağlığının da kötüleşmesi nedeni ile murisi korumak için vasi atanma talebiyle dava açtığını, ancak murisin eşi davalı ...’ın buna karşı çıkarak, davacının ailevi görevini yapmasını engellediğini, davacının murisle görüşmesini engellediğini ve murise baskı yapması sonucunda davanın reddedildiğini, 2. Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ve davacı tarafça açılan vasi atanma davasından hemen sonra muris tarafından davaya konu vasiyetnamenin düzenlendiğini, bu durumun vasiyetnamenin, baskı, tehdit, yanılma ve korkutma oluşturularak düzenlettirildiği, yine murisin vasiyete konu malları dışında birçok malı olduğunu bunlarla ilgili hiçbir tasarruf yapılmadığını bu hususların vasiyetin baskı altında yapıldığını gösterdiğini, 3. Davacının, murisin kendisine ve ailesine karşı ağır bir suç işlemediğini, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tanık beyanları ile davacı ile muris arasında bir sorun olmadığının ispatlandığını, 4. Murisin, yeğeni ... , eşi ... ve bakıcısı tarafından yapılan baskı sonucunda yanılgıya düşerek davacıyı mirastan ıskat ettiğini, 5. Murisin davacıyı kendisine bakması için evlat edinmediğini, davacı evlat edinildiği dönemde murisin İstanbul’da, davacının ise Ankara’da yaşadığını, bu nedenle murise bakması gibi bir durum olmadığını, bunun haricinde evlatlıktan dolayı yapması gereken tüm görevleri yaptığını, mirastan ıskat koşullarının oluşmadığın ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; vasiyetnamenin baskı, tehdit, yanılma ve ehliyetsizlik sebeplerine dayalı olarak iptali, bu mümkün olmadığı taktirde vasiyetnamede yer alan ıskat hükmünün iptali istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1306, K. 2026/3101, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1306-e-2026-3101-k-5e8c5fc22a41