Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5111 E. 2026/3394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5111
- Karar No
- 2026/3394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1504 E., 2025/332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/330 E., 2022/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmazda müteahhit firmaya para ödeyerek proje üzerinden çeşitli daireler satın aldıklarını, inşaatın tesliminin taahhüt edilen tarihten sonra uzun bir süre yapılamadığını, yüklenici firmanın inşaatı tamamlamayacağının anlaşılması üzerine firma müşterilerinin kendi dairelerini kendilerinin tamamladıklarını, 8 bağımsız bölüm üzerinden kat irtifakı kurulduğunu, kalan 16 bağımsız bölümün tapu edinemediğini, tüm maliklerin masrafları ortak karşıladığını, binanın riskli yapı ilân edildiğini ve yıkım işlemlerinin devam ettiğini, davacılara ait muhdesat değerlerinin tespit edilmesini ve tespit edilecek değerlerinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacılara karşı hukuki sorumluluklarının bulunmadığını, davacıların iddialarının doğru olduğu kabul edilse dâhi müvekkilleri ile davacılar arasında bir husumet olmadığını, kamu kararı ile yürüyen süreçte davacıların muhatabının ... Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydında 8 adet bağımsız bölümün kayıtlı olduğu, davacılara ait dairelerin tapuda kayıtlı olmadığı, davacılar tarafından dairelerine isabet eden muhdesat değerinin tespit edilerek bu bedelin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş ise de, davacıların daireler ile ilgili davalılara yapmış oldukları bir ödeme bulunmadığı, davalıların sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, davacılara ait dairelerin tapuda kayıtlı olmamasında davalılara yüklenecek bir sorumluluk bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları tekrar ile taşınmazın kentsel dönüşüm projesi kapsamına alındığını, davacıların apartmanın genel giderlerine katıldığını, kentsel dönüşüm sebebi ile davacıların taşınmazı terk ettiğini ve sebepsiz zenginleşme koşulunun oluştuğunu, eda talebine ilişkin karar verilmediğini, kararın yeterli gerekçe içermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti ile tazmini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.