Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4284 E. 2026/3128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4284
Karar No
2026/3128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2938 E., 2025/606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/435 E., 2023/256 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; satın almak suretiyle zilyetlik devrine dayalı hak sahipliğinin tespiti, bu mümkün olmazsa alacak isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davalı ...'in 1996 yılında haricen satış senediyle taşınmazı ... Kahraman'dan satın aldığı ve emlak vergileri ile tapu müracaatı bedelini ödediği, 13.08.2001 yılında ...'in vekil kıldığı ... vasıtasıyla taşınmazın davacıya devredildiği beyan edildiği, 2013 yılında davalının tapu devri için 2014 yılında da davacının tapu devri için başvurusunun bulunduğu, yine 2014 yılında davalının davacıya taşınmazı sattığını beyan ederek bedelin tamamen ödenememesi sebebiyle uzlaştırma teklifinde bulunduğu, davacı adına emlak vergisi kaydına rastlanmadığı, emlak vergilerinin davalı tarafından ödendiği anlaşılmakla, gerek davalı tarafından belediyeye sunulan dilekçeler, gerek davacı tarafından yapılan başvuru evrakları ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından davacıya taşınmazın satışının yapıldığının sabit olduğu, satış için herhangi bir şekil şartı aranmayıp sunulan evrakların sadece hak sahipliğinin tespiti yönünden değerlendirildiği, her ne kadar davacı tarafından yapılan emlak ödemesi bulunmuyor ise de davacı tanıklarının da beyan ettiği üzere ödemelerin davacı tarafından davalı hesabına yapıldığı, yine dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazın satın alma tarihinden itibaren davacı kullanımında olduğunun anlaşıldığı görülmekle davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı da değerlendirildiğinde davacının taşınmazın zilyeti olduğu tespit edilmiş olduğu.” gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 325 ada, 25 parsel (eski 14 parsel) sayılı taşınmazın zilyetliğinin 13.08.2001 tarihinden itibaren davacı 52...90 TC kimlik numaralı ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davalı ... tarafından ... Belediyesi'ne verilen 13.08.2001 tarihli dilekçe ile; ...Mahallesi, ... Caddesi,... Sokağı'ndaki 3 25... parsel numarasında kayıtlı, 283,58 metrekarelik arsasını davacı ...'e sattığını bildirerek, bu nedenle emlak beyanının düşürülmesini talep ettiği, yine davalı ... tarafından...Noterliği'nde düzenlenmiş, 14.08.2001 tarih, ... sayılı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname” ile; “....İstanbul İli, ... İlçesi, ... Caddesi, .... Mahallesi, ... Sokağı, Y... adresinde bulunan ve tapuda 325 ada, 14 parselde kayıtlı 283, 58... gayrimenkulünün tamamını....dilediği bedel ve şartlarla satmaya, satış bedellerini talep, tahsil ve ahzu kabza...mezun ve yetkili olmak üzere" ...'i vekil tayin ettiği, yine ... vekili ...'in, .... Belediyesi Emlak İstimlak Müdürlüğü'ne müracaatla; Belediye sınırları içinde yer alan 325 ada, 14 parselde 283,97 metrekare hissesi bulunduğunu, bu yerle ilgili tapu çalışmalarına dahil olduğunu, 16.08.2001 tarihinde tapu müracaatı ile ilgili tüm ödemeleri tamamlayıp tapu almaya hak kazandığını, çeşitli nedenlerden dolayı arsasını ...'e sattığını, tapunun onun adına çıkması talep eden 10.02.2014 tarih, 800772 kayıt numaralı dilekçesi mevcut olduğu, davalı ...'in, ....Noterliği tarafından düzenlenen 22.08.2014 tarih ve 32086 sayılı “Düzenleme Şeklinde Azilname” ile, gördüğü lüzum üzerine 3 25... parselde sayısında kayıtlı gayrimenkulü dilediğine satmaya,... Noterliği'nden verdiği 14.08.2001 tarih, ... sayılı vekaletnameye istinaden vekil tayin ettiği ...'i vekillikten azlettiği, yine davalı ... tarafından, 2001 yılında davacıya taşınmazı 5000 TL karşılığında sattığını fakat satış bedeli olan paranın bir kısmını alabildiğini, mağduriyetinin giderilmesi için ... ile tarafının çağrılarak istişare ile anlaştırılması hususunda Sancaktepe Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğüne dilekçe sunulduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde, davacı iddiaları dosya arasına getirtilen belgelerle dinlenilen davacı tanık beyanları ile anlaşıldığına, yerel mahkemece Dairemiz kaldırma ilamı doğrultusunda araştırma ve incelemelerin yapılarak karar verildiğine, hüküm kısmında eski parsel numarası yazılı olmakla birlikte anılan maddi hatanın mahkemesince talep halinde her zaman düzeltilmesi de mümkün bulunduğu.” gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde; aşamalardaki, istinaf başvurularındaki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hak sahipliğinin tespiti, alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4284, K. 2026/3128, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4284-e-2026-3128-k-a113a3a5d077