Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1145 E. 2026/1640 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1145
- Karar No
- 2026/1640
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2812 E., 2025/2687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/146 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi, 2 83... No.lu parseli teşkil eden 248,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 464/9600 payının "... Efendi Vakfı" adına kayıtlı olduğunu ,732/96 00... /9600 hisselerin farklı tarihlerde toplam 974.500,00 TL karşılığında davalıya satılmış olduğunu, kanuni şufa hakkı kullanılmak suretiyle toplam 3449/9600 payın tapu harcı ve satış masrafları ilave edilerek 994.895,00 TL bedel karşılığında tapu kaydının iptali ile vakıf adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satış işlemlerinden İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/222 Esas ecrimisil talepli dosyasında haberdar olduğunu ve hak düşürücü 3 aylık sürenin başlamış olduğunu, bu dava ve bilirkişi raporuyla davalının tapu maliki ve eylemli hissedar olduğunun açık olduğunu, yapılan satış işleminin gerçek satış olmayıp tapuda hissedar olan "... Konaklama Hiz. Turizm ve Tic. Ltd. Şti"nin tasfiye edilmesi nedeniyle tapu kaydında pay devri olduğunu, ortada ödenen bir bedel olmadığını, tapudaki satışın belediye emlak rayiç değeri üzerinden yapılmış olduğunu, fiili taksim de bulunan taşınmazın gerçek değerinin 10.000.000,00, davalının hisse değerinin de 4.000.000,00 olduğu belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.07.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile ... ilçesi, ....... No:9, 2 83... parsel, dükkan şeklinde davacı tarafın kullanımında olduğu anlaşılan yerin davalı tarafa kiralandığı, 3 yılı aşkın süredir kira bedellerinin davacı tarafa ödendiği, söz konusu kira bedellerine ilişkin ödeme dekontlarının dosya içerisinde yer aldığı, dolayısıyla davacı Kurum tarafından fiili taksimin bilindiği, aksini iddia etmenin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, fiilen davacı uhdesinde bulunan yerin kiraya verildiği anlaşılmış olup, bu sebeplerle fiili taksim durumu yasal ön alım hakkının kullanılmasına engel değil ise de, fiili taksim gereğince paydaşların uzun süreden beri eylemli olarak fiili bir paylaşım durumu öngörmüş olmaları hâlinde, eylemli paylaşım durumuna uyulmamasının hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim olmadığını, hatalı raporun hükme esas alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.