Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1118 E. 2026/1584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1118
Karar No
2026/1584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/394 E., 2025/336 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 103 20... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, imar uygulaması sonucu taşınmaz üzerinde davalı ... Belediyesi lehine 15.04.1997 tarihli 204.750.000,00 ETL (204.75 TL) miktarlı "0" dereceli ve "0" faizli 1 yıl süreli ipotek bulunduğunu, davacının ipotek bedelini kanuni faizi ile birlikte İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2014/1360 Esas sayılı dosyasına yatırdığını, ancak bu bedelin davalı tarafından alınmadığını ve ipoteğin kaldırılmadığını belirterek, taşınmaz kaydındaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ipotek bedelini faizi ile birlikte icra dairesine yatırmış olduğunu, ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 153. maddesine dayanarak yatırılmış olan ipotek bedeli tahsil edilerek ipoteğin fekkinin istenemeyeceğini, davacıya fazla hisse verildiğini ifade ederek, güncel arsa bedelinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2024 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 01.10.2024 tarihli ve 2024/2674 Esas, 2024/4184 Karar sayılı ilâmı ile; dava değerinin 205,00 TL olarak belirtildiği, nispi harcın bu bedel üzerinden alındığı, Mahkemece yapılan araştırma ve bilirkişi incelemeleriyle, ipotek bedelinin 257.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı ve davacı tarafça 257.400,00 TL’nin ipotek bedeli olarak depo edildiği, ancak 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince eksik harcın yatırılmadığı anlaşılmakla; harç noksanlığının tamamlattırılması, tamamlanmaması halinde 492 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken harç eksikliği tamamlanmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesinin doğru görülmediği; kabule göre de, belirlenen ipotek bedeli olan 257.400,00 TL'nin tamamının davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken re'sen hükmün tamamlanmasına karar vermek suretiyle 256.267,56 TL'nin ödenmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüyle 103 20... parselde tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki 15.04.1997 tarih ve ... yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde Mahkeme veznesine yatırılan 257.400,00 TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece belirlenen 257.400,00 TL'nin kabul edilebilir bir miktar olmadığını, güncel arsa bedelinin belirlenmesi gerektiğini, 2004 sayılı Kanun'un 153. maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1118, K. 2026/1584, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1118-e-2026-1584-k-b8dd13d1ffc2