Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1092 E. 2026/1620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1092
- Karar No
- 2026/1620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2025/248 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı mirasçıları ... vasisi, ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi, 11 62... , 4 ve 5 parsel, 11 72... parsel, 11 84... parsel sayılı taşınmazlardaki 208/624 payı ile 11 64... parsel sayılı taşınmazdaki 1613/45836 davalı payının ...Noterliğinin 13.04.2011 tarihli ve ...yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile kendisine satılmasının vadedildiğini, davalının sözleşme konusu payların mülkiyetini Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/262 Esas, 2010/195 Karar sayılı ilâmı sonucunda edindiğini, davalının satış vaadine konu payları tapuda kendisine devretmediğini belirterek, davalının dava konusu taşınmazlardaki paylarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.10.2011 tarihli ve 2011/188 Esas, 2011/487 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu taşınmazların mülkiyetinin dava dışı Hazine'ye ait olduğu..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2017/5507 Esas, 2021/1914 Karar sayılı kararında "...TMK'nın 705. maddesi gereğince Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/262 Esas, 2010/195 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın mülkiyetinin satış vaadi sözleşmesinin borçlusu olan davalıya geçmiş olduğu, mahkeme kararı tapuya tescil edilmediğinden tasarruf işlemlerinin yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 301/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi ve karar kesinleştikten sonra dava konusu talep hakkında karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 12.11.2025 tarihli ve 2021/374 Esas, 2025/248 Karar sayılı karar ile; "...dava konusu taşınmazların yargılama aşamasında ve tescilinden sonra dava dışı 3. kişilere satışı işlemi ile temlik edildiği, HMK'nın 125/1. maddesi uyarınca davacıya seçimlik hakkının sorulduğu, davacı tarafça davanın davalılara yönelik olan talebini tazminat davasına dönüştürdüğü...." gerekçesiyle "...davanın kısmen kabulü ile 1.210.929,74-TL tazminatın taleple bağlı kalınarak 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... mirasçısı ... vasisi temyiz dilekçesinde özetle; a.Taşınmazların üçüncü kişilere satılmış olması nedeniyle murisin taşınmazda payının kalmadığı, bu nedenle davanın reddi gerekirken tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, b.Taşınmazların tarla iken satış vaadine konu edildiğini, taşınmazların üzerine apartman yapılarak taşınmazların değerlerinin arttığını, c.Hükmedilen tazminatın ifanın imkânsız hâle geldiği tarihteki değeri kararda belirtilmişse de paranın dava tarihindeki güncel değerine hükmedilmesi gerektiğini, d.Murisin sözleşme tarihinde işlem ehliyetinin olmadığını, sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzalayan...'in para almadığı yönündeki beyanının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 1.Davalı ... mirasçısı... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Taşınmazların üçüncü kişilere satıldığını, dava konusu taşınmazlarda murisin payının kalmadığı hususunun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bu nedenle Mahkemece davacının tazminat talebinin kabul edilemeyeceğini, b.Tazminat miktarının afaki olduğunu, c.Lehe hükmedilen vekâlet ücretinin ikiye bölündüğünü, d.Islah edilen kısım için zamanaşımı süresinin dolduğunu, e.Davacının sözleşme bedelinin ödediğini ispat edemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... mirasçısı ... vasisi ile ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.