Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6339 E. 2026/1653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6339
Karar No
2026/1653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1977 E., 2025/2014 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/163 E., 2023/207 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, taşınmazın bulunduğu Çiftlik Beldesinde daha önce Belediye Başkanlığı yaptığını, görevde iken dava konusu 3 92... parsel sayılı taşınmazda 18. madde uygulaması sonucu hissedar olduğunu, öncesinde payı olmadığını, açılan iptal davalarının kabul olduğunu, uygulama öncesi parsellere dönüleceği ve tarafların hissedarı oldukları parsellerin ayrı olmasından dolayı, tarafların ortak olduğu bir parsel kalmayacağını, davalının taraf sıfatı ve şufa hakkının ortadan kalkacağını, yeni elde edilen belgeler doğrultusunda geri dönüşüm cetvellerine uygun bir şekilde tapu kayıtlarının düzeltilmesinin beklenilmesi gerektiğini, Muğla 2. İdare Mahkemesince verilen karardan haberdar olmadıkları için bu kararı savunmalarına ekleyemediklerini, yeni elde ettikleri bu delilin esas davada davacı olan ...'ın taraf sıfatını ortadan kaldıracağını ileri sürerek; Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/63 Esas, 2017/216 Karar sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen ilamın iptal edilerek, ön alım davasının taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların yasada düzenlenen sebeplerden hiç birisine girmediğini, davacı tarafın, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 2012/1004 Esas, 2014/567 Karar sayılı kararına yeni ortaya çıkmış delil olarak dayanmakta ise de, Mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini, müvekkili adına olan hissenin iptal olmadığını ve imar uygulamasının da geçerli olduğunu, her davanın açıldığı zamandaki koşullara göre değerlendirileceğini, müvekkilinin şufa hakkını dava yolu ile kullandığı 11.07.2016 tarihinde taşınmazda paydaş olduğunu, halen de paydaşlık sıfatının devam ettiğini, idare mahkemesi davasının davacısının dosyada taraf olmadığını, kararın ... Köyü 36... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğunu, ön alıma konu taşınmazın ise............. mah. 3 92... parsel sayılı taşınmaz olduğunu ve yargılamanın iadesi koşulları bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Mahkemenin 2016/63 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının beyan hanesinde; "Diğer (Konusu: Kargı 13 No.lu 3194 sayılı 18. madde uygulaması ................ Bölgesinde yapılan 18. madde imar uygulama işleminin yürütmenin durdurulmasına yönelik 20/02/2014 tarih ve 2013/512 Esas sayılı kararı bulunmaktadır" şerhinin bulunduğu, söz konusu hususun her an mahkemece veya ilgilisince ulaşılabilecek bir bilgi olduğu, yargılama sonrasında öğrenildiği iddiasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-ç hükmü kapsamında "elde olmayan nedenler ile elde edilemeyen belge" şeklinde değerlendirilemeyeceği ve yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının, yapılan imar uygulaması ile ön alıma konu taşınmazda pay sahibi olduğunu, imar uygulamasının Muğla 2. İdare Mahkemesince iptali üzerine, eski imar parseline dönüleceğini, bu durumda davalının payı olmadığından ön alım hakkı olmayacağını, b. Mahkemenin ön alım dosyasından celp edilen tapu kayıtlarında taşınmazın beyanlar hanesinde, imar uygulamasının iptaline yönelik yürütmenin durdurulması ibaresi bulunduğu, bu nedenle İdare Mahkemesi kararının yargılama aşamasında elde edilecek belge olduğundan bahisle ret kararı vermesinin yanlış olduğunu, c. Beyanlar hanesindeki şerhin, uygulamanın iptal edileceği anlamına gelmediğini, mahkemece verilen imar uygulamasının iptali kararından sonra taşınmaz kaydına 02.07.2019 tarihinde iptal şerhi işlendiğini, yani ön alım davasının yargılaması sırasında iptal şerhinin mevcut olmadığını, d. Mahkemece yürütmenin durdurulması şerhi dikkate alınarak davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ancak şerhin sonucu beklenmeden ön alım davasının kabulüne karar verildiğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/6339, K. 2026/1653, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-6339-e-2026-1653-k-4575730e0e26