Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1169 E. 2026/1654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1169
- Karar No
- 2026/1654
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2290 E., 2025/341 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/490 E., 2023/363 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davacıya ait .................... adresindeki taşınmazda davalının 22 yıldır hiçbir hakka sahip olmadan ikâmet ettiğini, dava konusu ........... No.lu villada kendi çocukları büyüyüp evlenene kadar davalının oturmasına müsaade ettiğini, daha sonra dava konusu villanın boşaltılmasına ilişkin bütün sözlü ihtarlara rağmen davalının oturmaya devam ettiğini, son olarak 24.06.2022 tarih ve ... yevmiye No.lu ihtarname keşide ettiklerini ancak davalının taşınmazı yine boşaltmadığını beyanla; davanın kabulü ile dava konusu taşınmaza yapılan haksız müdahalenin men’ine ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, davacının iş ortaklarının haklarına el koymaya çalıştığını, bir kişinin 22 yıl bir evde bedelsiz oturmasının düşünülemeyeceğini, müvekkilinin üstün hakka sahip iyiniyetli zilyet olduğunu, aynı taşınmaz üzerinde şirket ortaklığı ve 35 yıllık iş ortaklığına dayanarak şirketten gelen paralarla 3 taşınmaz yapıldığını, bu taşınmazlarda davacı, davalı ve ... adlı kişinin oturduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfıyla davacı adına kayıtlı olduğu, davacı ile davalı arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığı, yine dava konusu taşınmazın tapu kaydında evin davalıya ait olduğuna ya da davalının kullanımında olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığı, davalının keşif tarihi itibarıyla davaya konu villada oturduğu ve kira ödemediği hususunu kendisinin kabul ettiği, ayrıca bu hususun tanıklarla ispatlandığı gerekçesiyle, .......................... No.lu parsel içinde bulunan dubleks mesken ve bahçesi niteliğindeki taşınmaza davalının müdahalesinin men'ine karar vermiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusu dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle 23.10.2023 UYAP kayıt tarihli ek karar ile istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin eski hâle getirme talebinin reddine, ek karara yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı süresinde 03.10.2023 tarihinde istinaf talebinde bulunduklarını, istinaf başvuru dilekçesi üzerindeki havale tarihinden bu hususun anlaşıldığını, 2. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvuru dilekçesinin UYAP sistemine 04.10.2023 tarihinde kaydedildiği gerekçesi ile istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. İstinaf başvuru dilekçesi süresinde verilmiş olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin olarak verilen hukuka aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.