Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5669 E. 2026/1589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5669
Karar No
2026/1589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1041 E., 2025/1583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hanak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/51 E., 2023/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALAR Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde; ...Mahallesi, 1 99... parsel sayılı taşınmazda davacının 1/24 oranında paydaş olduğunu, taşınmazın 1/6 payının 12.11.2021 tarihinde 110.000,00 TL bedelle, 1/3 payının ise 25.10.2021 tarihinde 12.850,00 TL bedelle davalı ...'a satıldığını, davalı tarafça satışın devir sonrası noter aracılığıyla bildirilmediğini ve davacının ön alım hakkının bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazda bulunan davalıya ait 1/2 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın fiilen taksim edildiğini, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın asıl dava yönünden kabulü ile; 1 99... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ...'a ait 1/6 hissesinin iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, 1 99... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ...'a ait 1/3 hissesinin iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karar 09.01.2024 tarihinde kesinleşmiştir. IV. TAVZİH KARARI 1. Davacı vekili 08.02.2024 tarihli dilekçesi ile; hükmün icrasında tereddüt oluştuğu gerekçesiyle tavzih talebinde bulunmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli kararı ile tavzih talebi kabul edilerek hükmün 1 numaralı bendinin, ...Mahallesi 1 99... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu 12.11.2021 tarih ve 3786 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...'a devredilen 1/6 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına şeklinde tavzihine, 2 No.lu bendinin ...Mahallesi, 1 99... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu 25.10.2021 tarih ve 3511 yevmiye numaralı resmi senetle davalı ...'a devredilen 1/3 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.02.2024 tarihli tavzih kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükmün gayet açık olduğunu, hüküm fıkrası davacının talebini karşılamıyor ise süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurması gerektiğini, 2. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih, tashih veya tamamlama yoluyla esas hükmün sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesinin mümkün olamayacağını, 3. Tavzih kararı ile birlikte 1/6 hissenin iptali ile kalan kısmın müvekkil üzerinde bırakılması şeklindeki hükmün, 1/3 hissenin iptali ile müvekkilinin üzerine hiç hisse bırakılmaması sonucunu doğuracağından davacıya tanınan hakkın genişletilmesi, davalıya tanınan hakkın ise tamamen ortadan kaldırılmasına yol açtığını, istinaf yoluna konu edilmesi gereken ve istinaf edilmediği için kesinleşen hükmün tavzih ile değiştirilmesinin hukuken mümkün olmayacağını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen davalar, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5669, K. 2026/1589, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5669-e-2026-1589-k-2a8e702deb3f