Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5521 E. 2026/2332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5521
Karar No
2026/2332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1522 E., 2025/1371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/110 E., 2025/226 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 3 No.lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satış bedelinin 70.000,00 TL’lik kısmının nakden ödenmek ve bir kısmının ise müvekkilinin ve eşinin davalı firmadaki çalışmalarının karşılığı olan hak edişlerinden mahsup edilmek suretiyle natamam olarak 2015 yılı başında satın alındığını ve taşınmazın kendisine Kasım 2015 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin bedelini ödeyip satın aldığı ve hâlen oturduğu taşınmazın kendisine devredileceğine inanarak daireyi tamamlayarak, aidat bedelleri ile sitenin tamamlanması için yönetimce talep edilen tüm giderleri ödediğini, davalı firmanın bir yandan tapunun devredileceği yönünde müvekkiline taahhütler verip müvekkilini oyalarken, bir yandan da dava konusu taşınmazı 04.03.2016 tarihinde diğer davalı ...'e muvazaalı olarak satış göstererek tescil ettirdiğini, müvekkilinin taşınmazın oturuma hazır hâle gelmesi için 40.000,00 TL'yi aşkın tutarda masraf yaptığını ileri sürerek 3 No.lu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescil edilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde nakit ve hizmet olarak ödediği bedelin ve yapmış olduğu masrafların müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “...davacının tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, terditli talebi açısından yapılan değerlendirmede davalı ...'e yönelik açılan davanın reddine, davalı ... Yapı İnşaat Turizm İletişim San. ve Tic. A.Ş.'ye yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 114.339,30 TL alacağın davalı Şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine.” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; “...davacının dava konusu bağımsız bölümdeki bir kısım eksiklikleri giderdiği, yapılan masraflar taşınmazın maliki olan davalı ... yararına olduğundan davalı, masraf bedeli kadar davacıya karşı sebepsiz zenginleşmiş olacağından masraf bedelinin davalı ...’den de tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davacının tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, davacının terditli talebi açısından yapılan değerlendirmede davalı ... Yapı İnşaat Turizm İletişim San. ve Tic. A.Ş.'ye yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 114.339,30 TL alacağın (davalı ...’in sorumluluğu masraf bedeli olan 44.339,30 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine.” karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce: “...davacı tüketici, yap-satçı konumundaki yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi, aksi hâlde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı ile davalı ... Firması arasında dava konusu taşınmazın devrine ilişkin yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu hâliyle davacının iddia ettiği harici satım sözleşmesi TMK'nın 706, 6098 sayılı TBK'nın 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 60. ve 89. maddeleri gereğince geçersizdir. Öte yandan davaya konu olayda davacı ile davalı ... firması arasında dava konusu taşınmazın devrine ilişkin yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde 30.09.1988 tarihli, 1897/2 E. 1988/2 K. sayılı Yargıtay İBBGK kararının uygulama yeri de yoktur. Zira, davacının yüklenici temlikine dayalı iptal ve tescil talebinde bulunabilmesi için ortada adi yazılı temlik sözleşmesinin bulunması gerekmektedir.” gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerekmektedir. Davacının terditli talebi incelendiğinde; “...davacının davalı firmaya ödediği satış bedelinin iadesi ve taşınmaza yapılan masrafların davalı firmadan tahsilinin gerektiği, bozma kararından sonra mahkemece davalı firmanın sorumluluğu taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanan rayiç değer olarak kabul edildiği, bu kabule karşı davalı firma tarafından istinafa gelinmediğinden bu yönde davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilerek davalı firmanın taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 450.000,000 TL ile taşınmaza yapılan masraf olan 44.339,30 TL'nin toplamı olan 494.339,30 TL üzerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı ... davacının akidi olmadığından taşınmaza yapıldığı iddia edilen satış bedelinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Buna karşılık, dosya kapsamı itibariyle ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının dava konusu bağımsız bölümdeki bir kısım eksiklikleri giderdiği anlaşılmaktadır. Yapılan masraflar taşınmazda malik olan davalı ... yararına olduğundan davalı, masraf bedeli kadar davacıya karşı sebepsiz zenginleşmiş olacağından masraf bedelinin davalı ...’den de tahsili gerekmektedir.” gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talepleri yerinde görülmemekle birlikte Dairece verilen hükmün Yargıtayca bozulması üzerine Dairece işin esası hakkında karar verilmesi gerekeceğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, terditli talebinin davalı Şirket yönünden kabulü ile davalı ... açısından ise kısmen kabul-kısmen reddiyle 494.339,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 44.339,30 TL'sinden davalılar müştereken ve müteselsilen, kalan 450.000,00 TL'sinden ise davalı ... Yapı İnşaat Turizm İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den tek başına sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... açısından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerektiğini, tanık beyanlarının da lehlerine olduğunu, terditli talep kabul edilecekse diğer davalı yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; yap-satçı konumundaki yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5521, K. 2026/2332, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5521-e-2026-2332-k-5c15cc1d8065