Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5248 E. 2026/1891 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5248
- Karar No
- 2026/1891
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1064 E., 2025/1754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2023/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2 12... parselde kayıtlı taşınmazda hissedar olduğunu, davalının taşınmazda 01.12.2021 tarihli satış ile 850.000,00 TL bedel karşılığında 1/2 hisseyi satın aldığını, kendisine bildirim yapılmadığını, satış bedelinin yüksek gösterildiğini ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin 850.000,00 TL olduğunu, 730.000,00 TL'sinin banka yoluyla gönderildiğini, dava dışı satıcı ..., taşınmazı kullanan ... ile anlaşamayınca fiili taksim yapıldığını ve ortadan ikiye bölünen taşınmazın 6-7 yıldır bu fiili taksime göre kullanıldığını, her iki hissedarın taşınmazı farklı kişilere icara verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı, dava konusu taşınmazın zeminde fiilen iki parça yüksek sistem bağ olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim olmadığını, hükme esas raporda da parsel içinde bir sınır olmadığının belirtildiğini, ancak bilirkişinin 16 sıra bağlama ipi bağlandığına dair tespitinin davanın reddine gerekçe gösterildiğini, davalı taşınmazı almadan önce satıcının kendisinin taksim yaptığını, davacının bundan haberdar olmadığını, fiili taksim olsaydı davacının da kendi payını kiraya vermesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.