Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4228 E. 2026/1889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4228
- Karar No
- 2026/1889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/173 E., 2025/1114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemaliye Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2024/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 1 18... parselde kayıtlı taşınmazda kendisinin ve davalının ½ pay sahibi olduğunu, taşınmazın üzerindeki kısmen iki kattan oluşan kargir evde kendisine ait olan güney ön cephe konumundaki bölüme davalı tarafından müdahale edilerek kaçak beton ve tuğladan oluşan 3 katlı bina inşa edildiğini, iki katlı kargir evin kendisi tarafından kullanıldığını, çocuklarını burada büyüttüğünü belirterek davalı tarafından inşa edilen üç katlı binanın yıkılmasını, yıkılan eski evin bedelinin iadesini, kötü niyetli davalının taşınmaza el atmasının önlenmesini ve davacı lehine ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin kendisine ait olduğunu, davacı ile aralarında taksim yapıldığını, iki evden birinin kendisine diğerinin de davacı olan abisine ait olarak paylaşıldığını ve davacının bu paylaşımı kabul ettiğini, davacıya taşınmaz üzerindeki evin çok eski olmasından dolayı tadilat yapılması hususunda teklifte bulunduğunu, ancak davacı tarafın buna olumlu cevap vermediğini, kendisinin de tadilata başladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların taşınmaz üzerindeki çekişmesiz olarak kullandıkları alanların ve tarafların birbirini bağlayan fiili kullanma biçimlerinin olduğu, tanıklar tarafından davalının müdahale edip ortadan kaldırdığı evin davalıya ait olduğu ve yıkılma tehlikesi sebebiyle davacının haberi olduğu hâlde davalının taşınmazı yıktığının beyan edildiği, davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısım olması sebebiyle davacının ecrimisil davasının dinlenemeyeceği ile payından daha az yer kullanım durumunun varlığı söz konusu olduğundan davacı paydaşın sorununun kesin anlamda taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılarak çözümleneceği, kural olarak intifadan men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyecekleri, mevcut durumda davacı lehine intifadan men koşulunun oluşmadığı ve dava konusu alanın yerleşik içtihatlarda sayılan istisna alanlardan olmadığı, davacının iddiasının ispatlanamadığı ve davalının dayandığı fiili taksim iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığını, davacının kullanabileceği bir yer olmadığını, yıkılan evin bedelinin tazmini gerektiğini, davalının eski evi yıkıp yerine yeni ev yapması nedeniyle taşınmazın eski hale iadesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, kâl, tazminat ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.