Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4913 E. 2026/3226 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4913
- Karar No
- 2026/3226
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3079 E., 2025/1907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/369 E., 2022/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ve kardeşi ...’in .... Noterliği tarafından düzenlenen 23.03.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 2 11... parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini müvekkiline satmayı vaad ettiğini, müvekkili tarafından bedelin peşin olarak ödendiğini, taşınmaz satış vaadi borçlularından ...’in müvekkilinin erkek kardeşi ile evli olan davalının kızı ...'a düzenleme şeklinde vekâlet vererek taşınmaz satış vaadine söz konusu olan hissesini muvazaalı bir şekilde satış göstererek davalı ...’e devrettiğini, taşınmazın zilyetliğinin davacıya teslim edilmediğini, tescilden kaçınıldığını ileri sürerek 2 11... parsel sayılı taşınmazdaki davalının hissesinin ve ... tarafından muvazaalı bir şekilde satış gösterilerek davalı ...'e devredilen hissenin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu iptali ve tescil yönündeki talebi uygun görülmez ise davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki davalının hissesinin rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış bedelinin satış vaadi sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalıdan hissesi oranında alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve husumet itirazı olduğunu, bu sözleşmenin gerçek bir sözleşme olmadığını, kendisine sözleşme için bedel ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalıların dava konusu taşınmazdaki, murisleri ...'den kendilerine intikal eden 1/4’er paylarını davacıya satış vaadinde bulundukları, satış bedelini nakden ve tamamen aldıkları, davalı ...'in daha sonra taşınmazdaki payını muvazaalı olarak diğer davalıya satarak devrettiği" gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile 2 11... parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı 1/2 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, davanın diğer tüm talepler yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı tarafın hile (aldatma) savunmasında bulunduğu, dosya kapsamına göre bu iddiasını ispatlayamadığı, davalı tanığı her ne kadar davalının iddialarını doğrulasa da; davalı tanığı ... ile davalı ...’in anne kız olması ve tanık beyanının başkaca delil ile desteklenmemesi nedeni ile taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıların taşınmazdaki hisselerini davacıya sattığı ve satış vaadi sözleşmesinin gerçeği yansıttığı yönündeki tarafsız davacı tanık beyanlarına itibar edildiği, davalı ... ile diğer davalı ...’ın aynı satış vaadi sözleşmesi ile davacı tarafa satış yapmış olmaları nedeni ile davalı ...’in diğer davalı ...’ın hissesini iyiniyetle temlik aldığından da söz edilemeyeceği, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, 2. Arada gerçek bir satış olmadığını, bedelin alınmadığını, 3. Satış vaadinde belirtilen bedelin sembolik çok düşük bir rakam olduğunu, bu durumun da iddialarını doğruladığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.