Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4628 E. 2026/2776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4628
- Karar No
- 2026/2776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/779 E., 2025/1163 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2025/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak mirasbırakanı ...'un 17.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, murisin .... Noterliği 03.02.2021 tarihli, 1 51... sayılı işlemlerle vasiyetname düzenlemiş ise de ölüme bağlı tasarrufların yapıldığı tarihte vasiyet edenin akli melekeleri itibariyle medeni hakları kullanmaya ehil olmadığını, vasiyetçinin okuma yazma bilen bir kişi olmasına rağmen vasiyetname evrakında noterin vasiyetçinin kendisine verilen vasiyetnameyi tam olarak okuyamadığı, okunaklı yazı da yazamadığını belirttiğini, bu sebeple murisin imza atmak yerine parmak izi ile işlem yaptığını, öte taraftan murisin vasiyetnameleri davalı kızı ...’ün telkinleri ve baskısı ile düzenlediğini, ölüme bağlı tasarruflar nedeniyle müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini belirterek vasiyetnamenin iptalini, bu talep yerinde görülmediği takdirde ölüme bağlı tasarrufların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ölmeden önce .... Noterliğinin 03.02.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve 03.02.2021 tarihli ve ... no.lu vasiyetnameleri düzenlettiği, dava konusu vasiyetnamelerin Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2070 Esas, 2022/3611 Karar ve 2022/2069 Esas, 2022/3722 Karar sayılı dosyalarında açılıp okunduğu, davacının vasiyetnamelerin okunduğu 06.09.2022 tarihli duruşmada içeriğinden haberdar olduğu, ayrıca davacıya vasiyetnamenin 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki dava 06.02.2024 tarihinde açılmış olup 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesine göre tenkis davası da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunması kararının 23.01.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının 06.02.2024 tarihinde açıldığı, öğrenme tarihinden dava tarihine kadar 4721 sayılı Kanun'un 5 59... . maddelerinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin dolmuş olduğu, öte yandan davacı vekili vasiyetin ifası istemiyle bir dava açıldığı hâllerde, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemlerinde zamanaşımının durduğunu ileri sürmüş ise de 4721 sayılı Kanun'un 5 59... . maddelerinde düzenlenen sürelerin zamanaşımı değil, hak düşürücü süre olduğu, hak düşürücü sürenin durması veya kesilmesinin söz konusu olmadığı, vasiyetnamenin tenfizi için açılan davanın da hak düşürücü süreyi durdurmayacağı, vasiyetnamenin tenfizi davasında ölüme bağlı tasarrufun hükümsüzlüğünü (4721 sayılı Kanun 559/2) ve/veya tenkis (4721 sayılı Kanun 571/3) savunmasını def'i yoluyla ileri sürmek imkânının hak düşürücü süreyi durdurduğu anlamına gelmeyeceğinden, Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında hata görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali davası için hak düşürücü sürenin, vasiyetin açılmasıyla ilgili kararın kesinleşmesinden itibaren hesaplanması gerektiğini, Mahkemece bu sürenin öğrenme tarihi itibariyle başlatıldığını, bir kararın kesinleşmeden hüküm ifade etmeyeceğini, buna rağmen öğrenme tarihinin hak düşürücü süreye esas alınmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/1878 Esas, 2016/413 Karar sayılı ilâmının da hak düşürücü sürenin kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağının belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen hükümde esastan reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ilk bendinde yer alan “esastan reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “usulden reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.