Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3950 E. 2026/3866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3950
Karar No
2026/3866
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/408 E., 2025/444 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/188 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacılar; mirasbırakanları ... ...’ın 14 35... , 6, 8 ve 22,14 37... ,14 27... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı kardeşi ... ...’e satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’ın dava konusu taşınmazlardaki payları alabilmek için murisleri ...’ye baskı yaptığını, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, davalının, murislerine 1.500,00 TL ödeyeceğini söylediğini, ancak bu bedeli de ödemeyerek murislerini kandırdığını, bu durumu 2014 yılında öğrendiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... ...; dava konusu taşınmazları 2000 yılında bedelini ödeyerek satın aldığını, davacıların bu durumdan haberdar olduklarını belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; muris ... ile davalı ...’ın kardeş oldukları ve dava konusu satış işleminin cüz'i de olsa bedeli karşılığında yapılan bir satış işlemi olduğu, zira davacıların satışın 1.500,00 TL üzerinden yapıldığını ve davalının bunun 1.000,00 TL'sini ödediğini belirttikleri, satışın yapıldığı tarih itibariyle dosya kapsamına göre murisin mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini gösterir bir delilin bulunmadığı, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarında muris ...'nin taşınmazlarını kardeşine satmak istediği, satış cüz'i bir bedel karşılığında olsa da gerçek iradenin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olmadığı, asıl iradesinin babadan kalma malın ağabeyi üzerinde kalmasına yönelik olduğu, satışın cüz'i de olsa bedeli karşılığında yapıldığının dava dilekçesinden de anlaşılabildiği, taşınmazların resmi satış senedindeki değeri ile taşınmazların satış tarihindeki gerçek değeri arasında her ne kadar fark var ise de bu hususun tek başına muvazaanın ispatı için yeterli kabul edilmediği, yapılan temliklerin muvazaalı olmadığı, ancak yapılan işlemin davacıların saklı paylarını zedelediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine, tenkis istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca istinafı üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, hükmün gerekçe içermediği, tenkis isteğinin kabul edilmesinin gerekçelendirilmediği, tenkis isteği yönünden TMK'nın 571/1. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin değerlendirilmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, muris ... ile davalı ...’ın kardeş oldukları, dava konusu satış işleminin az da olsa bedeli karşılığında yapılan bir satış işlemi olduğu, davacıların satışın 1.500,00 TL üzerinden yapıldığını ve davalının bunun 1.000,00 TL'sini ödediğini belirttikleri, satışın yapıldığı tarih itibariyle murisin mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini gösterir bir delilin bulunmadığı, muris ...'nin taşınmazlarını kardeşine satmak istediği, satış nispeten düşük bir bedel karşılığında yapılmış olsa da gerçek iradenin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olmadığı, satışın az da olsa bedeli karşılığında yapıldığının dava dilekçesi içeriğine göre davacıların da kabulünde olduğu, murisin asıl iradesinin babadan kalma hisseli malın ağabeyi üzerinde kalmasına yönelik olduğu, bu durumda yapılan işlemin muvazaalı olmadığı, davanın TMK'nın 571. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içinde açıldığı, satışın belli bir ivaz karşılığı olduğu, murisin davacıların saklı paylarını zedeleme kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve hükmün gerekçesi yönünden davalılar tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- 1. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ...’e 07.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından ise süresinden sonra 23.05.2025 tarihinde katılma yoluyla temyiz dilekçesinin sunulduğu anlaşılmakla; davalı ...’ün katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...’e iadesine, 2. Davacılar vekili ve katılma yoluyla davalıların (... hariç) temyiz itirazları yönünden; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına; 19.738,18 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ...’e; 19.176,78 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...’e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3950, K. 2026/3866, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3950-e-2026-3866-k-c4e9bc998067