Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4499 E. 2026/2645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4499
- Karar No
- 2026/2645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/714 E., 2025/1258 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskil Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/224 E., 2025/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.07.2003 tarihinde yapılan ihaleyle Aksaray ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 49... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazları en yüksek teklifi vererek satın aldığını, ihale bedelini yasal sürede ödediğini, ancak şahsi nedenlerle tescil işlemini yaptıramadığını, taşınmazların 2010 yılında bedelsiz şekilde ... Köy Tüzel Kişiliği’ne devredildiğini belirterek dava konusu taşınmazların kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bu talep uygun görülmezse TBK 77... /2 maddeleri gereği taşınmazların rayiç bedeli tespit edilerek devrin gerçekleştiği günden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili; tescilin idari yoldan gerçekleştiğini, görevli yargı yerinin idare mahkemesi olduğunu, davacının 2003 yılındaki ihaleye dayandığını beyan ettiğinden talebinin zamanaşımına uğradığını, geçerli bir satış iddiası varsa öncelikle belediyeye karşı dava açılması gerektiğini, bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiğini belirterek reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; davanın görev yönünden reddi gerektiğini, taşınmazların ... Köy Tüzel Kişiliği’ne idari kararla devredildiğini, bu işlemin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince kamu kurumlarınca resen yapıldığını, belediyenin bu devirde herhangi bir tasarrufunun veya kararının bulunmadığını, dolayısıyla davada belediyeye husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 17 yıllık sürede hiçbir tescil işlemi yaptırmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, talep edilen tapu iptali ve alacak isteminin zamanaşımına uğradığını, taşınmaz satışı için yalnızca encümen kararı değil belediye meclisinin onayının gerektiğini, bu yönüyle iddia edilen satışın geçersiz olduğunu, davacının zararının oluşmasında kendi kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.10.2024 tarihli 3. celsede davacı tarafa ihale bedellerinin ödendiğine ilişkin belgeleri sunmak üzere kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça mahkemeye herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verildiği, davacının terditli talebi olan taşınmaz değerinin rayiç bedelinin ödenmesi talebinin de taraflar arasında kurulmuş ve zamanında davacı tarafça ifa edilmiş bir sözleşme ilişkisinin mevcudiyeti yönünde Mahkemece toplanan ve taraflarca sunulan deliller bağlamında mümkün görülmediği, taşınmazın davacı tarafa teslim edildiği iddiası kanıtlanamadığı, ödenen geçici teminat bedellerinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanan değerinin davalılardan tahsili talebi yönünden ise ödeme tarihlerinin 2003 yılı, dava tarihinin ise 26.06.2020 olduğu gerekçesiyle talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davaya konu taşınmazın davacıya satışına ilişkin meclis kararının bulunmadığından dayanılan satış sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil isteminin ve rayiç bedelin tahsili isteminin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak geçersiz sözleşme gereğince ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği denkleştirici adalet ilkesine göre iadesinin gerektiği, zamanaşımının başlangıcının tapulu taşınmazlarda ferağ ümidinin ortadan kalktığı veya ifanın imkansız hale geldiği tarih olup eldeki davanın açılmasıyla ferağ ümidi ortadan kalktığından sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince alacak isteminin bu davanın açılmasıyla başladığı, davacının terditli talepleri arasında bedel tahsili de olduğundan davacının ödemeyi ispatladığı 61.500.000 Eski TL'nin ödeme tarihinden eldeki davanın açıldığı tarihe kadar denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı değer olan ve 10.11.2024 tarihli bilirkişi raporuyla belirlenen 1.851,60 TL’nin ... Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 1.851,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 17.02.2003 tarihli belediye meclis kararı iptal edilmediğinden hukuka uygun bir meclis kararı bulunduğunu, mahkeme gerekçesinin bu yönden hatalı olduğunu, yetki tecavüzü ile yapılmış bir işlem hukuka aykırı olmakla birlikte yok hükmünde olmadığını, taşınmazın müvekkiline teslim edildiğinden bedellerin ödendiğine dair belgeleri saklama ihtiyacı hissetmediğini, ihale bedelinin ödenmediği gerekçesiyle iptal kararı bulunmadığını, tapu iptal tescil davalarının tapuda malik gözüken kişiye karşı açılması gerektiğinden davalı ... Köy Tüzel Kişiliği yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının taşınmazı alırken taşınmazın müvekkiline ait olduğunu bildiğinden iyi niyetli olmadığını, tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağını, ayrıca terditli taleplerin tümü reddedilmediği sürece tapu iptal ve tescil yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, ancak dava konusu taşınmazın kayıt maliki ... Köy Tüzel Kişiliği olmasına rağmen onun yönünden tapu iptal tescil talebine yönelik davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu hususun eleştirilmesiyle yetinilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.