Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4388 E. 2026/2264 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4388
Karar No
2026/2264
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2409 E., 2025/875 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/381 E., 2022/102 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ... ... Caddesi, 6 numaralı taşınmazdaki yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde yer alan hukuksal durum nedeni ile yapı kayıt belgesi aldığını, bu yapı yönünden 25.04.2019 tarihli elektrik ve su abonelik sözleşmelerinin de bulunduğunu, kullandığı bu yerin bedeli karşılığı kendisine satılması için Milli Emlak Müdürlüğüne başvurduğunu ancak Belediyenin gerekçesiz olarak müvekkiline ait suyu kestiğini ve kapılara tahta koymak suretiyle müvekkilinin zilyetliğini engellediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu ettiği yeri tam ve net bir şekilde dilekçesinde bildirmesi gerektiğini, davacının talebinde güncel hukuki yararının bulunmadığını, Belediye tarafından davacının zilyetliğine ilişkin bir tecavüzün bulunmadığını, davacının suyu kestiği yönündeki beyanlarının muhatabının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ... olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dere yatağında bulunan ve kumluk niteliğini haiz yerlerin özel şahısların kullanımı ve zilyetliğine konu olamayacak yerlerden olduğunu, dava konusu yerin bu nedenle imar barışına konu olmasının da mümkün olmadığını, idareler tarafından bu nitelikteki yerlerin fiili kullanımına müsade edilmesinin de yasal olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2019/381 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu taşınmazın dere koruma bandında kaldığı, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığı ve bu yönde davacının zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceği..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli ve 2022/2409 Esas, 2025/875 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Yapının 1970 yılından beri mevcut bulunduğunu, 2. Yapı ile dere yatağı arasında mesafenin geçen yıllar süresince açılmış olduğunu, 3. Yapı nedeniyle davacının kazanılmış hakkı bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4388, K. 2026/2264, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4388-e-2026-2264-k-48c8bbfe0476