Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4081 E. 2026/2312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4081
- Karar No
- 2026/2312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1701 E., 2025/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin ortaklarından ... ile davalı ...'nın 15.06.2013 - 02.12.2016 tarihleri arasındaki evlilik birlikleri içinde, davaya konu 1818 parsel sayılı, ... Sokak, ... 2 Evleri, E Blok, 122 numaralı daireyi satın aldıklarını, dava konusu taşınmaz üzerinde hisse oranlarının ise, 7/10'nun müvekkili ... Metal'e, geri kalan 3/10'nun ise davalının babası ... ...'ya ait olduğunu ayrıca davalı ... adına da intifa hakkı tesis edildiğini, satın alınan taşınmaz ile ilgili müvekkili Şirketin yetkilisi ..., ... ... ve ... arasında "Paydaşlar Arası Protokol" isimli protokol imzalandığını, protokolde, paydaşların söz konusu taşınmazın ileride 3. bir kişiye satımı söz konusu olduğunda birbirlerine zorluk çıkartmayacaklarının, taşınmaz satıldığında tarafların satış bedelini hisseleri oranın paylaşmayı ve dava konusu taşınmazda evlilik sebebiyle oluşturulmuş mevcut intifa hakkından daire satıldığında kayıtsız şartsız bedelsiz kaldırmanın taahhüt edildiğini, taraflar arasındaki evlilik birliğinin sona erdiğini, davalı ...'nın intifa hakkının da anlamını kaybettiğini, tarafların dairenin satışı konusunda anlaşamadıklarını, bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin karar doğrultusunda, İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunca 2020/3 satış numaralı dosyası ile başka kimsenin katılmadığı ihalede taşınmazın müvekkili Şirket tarafından satın alındığını, ihaleye karşı herhangi bir itiraz ve herhangi bir nedenle ihalenin feshi davası açılmadığını, 27.04.2021 günü satışın kesinleştiğini, kesinleşen satıştan sonra, intifa hakkı sahibi ...’ya, 28.05.2021 tarihli ihtarname ile protokol uyarınca intifa hakkının kaldırılması için 1 haftalık süre verildiğini, davalının dava konusu taşınmazda şirket ortağı ...'dan boşandıktan sonra bizzat bir süre oturmaya devam ettiğini ve sonra taşınmazı kiraya verdiğini, kiracı olan kişilere de taraflarınca ihtarname gönderildiğini beyan ederek "taşınmazın satışı ile kayıtsız şartsız bedelsiz intifa hakkının kaldırılacağı" protokol hükmüne göre davalıya ait intifa hakkının kaldırılmasını, tapudan terkinini, intifa hakkı devam ettiği sürece taraflarınca yatırılan 6.955,57 TL emlak vergilerinin taraflarına ödenmesini, satışın kesinleştiği tarih olan 27.04.2021 tarihinden itibaren taşınmaza ait kira bedellerinin işleyecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, davalıya ve kiracıya gönderilen ihtarname bedeli olan 714,76 TL'nin yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ile davalı ...'nın boşandıklarını, tarafların kendi aralarında akdettikleri 15.10.2016 tarihli boşanma protokolünün 3. maddesinde intifa hakkının korunacağının düzenlendiğini, davacı Şirketin, dava dilekçesinde ileri sürdüğü “paydaşlar arası protokol” ün tarafı olmadığını, davacının tarafı olmadığı bir protokole dayanarak hak iddiasında bulunmasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca söz konusu protokolde taşınmazda hak ve yetki sahibi olmayan bir kişi tarafından akdedildiğinden herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında ikame edilen ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazdaki ortaklığın intifa hakkı ile yükümlü olarak satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini ve satışın bu doğrultuda gerçekleştirildiğini, bu kapsamda davacının intifa hakkı ile yükümlü olarak satın aldığı taşınmazdaki intifa hakkının terkinini istemesinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine; intifa hakkının kaldırılması talebinin reddine, kira bedellerinin davacıya ödenmesine ilişkin taleplerin reddine, ihtarname bedellerinin davalıdan tahsili talebinin reddine, 6.955,57 TL emlak vergisi bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece paydaşlar arası protokolun hatalı yorumlandığını, dava dışı ... ile davalı ...'nın boşanması nedeniyle intifa hakkının kaldırılması gerektiğine yönelik talep ve iddialarının olmadığını, davanın intifa hakkı sahibi ...'nın dava konusuna dayanak paydaşlar arası protokolde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 796/2 hükmüne göre intifa hakkından serbest iradesiyle vazgeçmesine dayandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin, sözleşme içeriğinden taraflar haricinde 3. kişiye satış hâlinde sözleşme hükümlerinin uygulanacağına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, taşınmazın izaley-i şuyu davası yolu ile satışının hakkın kötüye kullanımı olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tanıklarımızın dinlenmemesinin, delilimizin reddedilmesi ve gönderilen ... 5. Noterliği ihtarnamesinin dikkate alınmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, davalı ...'nın ... 11. Noterliği ile müvekkile gönderdiği ihtarnamede; davaya dayanak olan protokolün boşanma davasından sonra akdedildiğini kabul ettiğini ve dairenin ... dışında bir kişiye satılmasının protokol harici sözlü olarak anlaşıldığını belirttiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, intifa hakkının terkini, kira bedellerinin, ihtarname masraflarının ve davacı tarafından ödenen emlak vergisi bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.