Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4091 E. 2026/2313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4091
- Karar No
- 2026/2313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/859 E., 2025/623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2023/666 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili davacı ile davalının kardeş olduklarını, tarafların murisi ...'in sağlığında çocukları arasında taşınmazları tasarruf yoluyla paylaştırdığını ve tapularını teslim ettiğini, murisin davacı ve davalıya 4 90... ve 10 parsel sayılı taşınmazları nakletmek istediğini, bu amaçla da 4 90... parsel sayılı taşınmazın tapusunu davacı ve davalı adına 1/2'şer paylı şekilde oluşturduğunu, ancak sonradan gerek tarafların görüşmesi gerekse de murisin uygun görmesi ile 4 90... parselin tümünün davacıya bırakıldığını, halen Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/385 Esas sayılı dosyasına konu olan 4 90... parsel sayılı taşınmazın tapuda devrine sıra geldiğinde tapu dairesinin muris ...'e bu arsayı iki kişiye devretmesinin Toprak Koruma Kanun'u uyarınca mümkün olmadığını bildirdiğini, bunun üzerine muris ...'in önce bir müddet taşınmazı kendi uhdesinde tuttuğunu, devamında da kendisinin alzheimer hastası olması ve tarafların annesi ...'nin de yönlendirmesiyle iş bu taşınmazı davalı ...'e devrettiğini, bu taşınmaz üzerinde müvekkili davacıya ait ev bulunduğundan davacının durumu öğrenir öğrenmez kardeşiyle görüşerek tüm taşınmazların (4 90... ve 10 parseller dahil olacak şekilde) babalarının rızası ve teslimi doğrultusunda tarafların adına kaydedilmesini istediğini, davalı ...'in ise dava konusu 4 90... parsel sayılı taşınmaz iki hissedara devredilemediğinden dolayı bu parselin tapusunu müvekkile devredebileceğini ancak bunun için gerçekte hak sahibi olmadığı ancak adına 1/2 hisse gözüken 4 90... parsel sayılı taşınmazdaki hissesini teminat olarak uhdesinde tutmayı sürdüreceğini ancak bu şartla devir yapabileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin makul gözüken bu teklifi kabul ettiğini, aile mensuplarının bir araya gelerek taraflar arasında yapılan bu anlaşmayı tasdik ettiklerini, sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı ... ...'in 4 90... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının adına tescili istemiyle Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/385 Esas sayılı dosyasını açtığını, bu davanın kabul edildiğini ancak davalının 4 90... parseldeki payını devir etmediğini belirterek, dava konusu 4 90... parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına olan 1/2 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde anlatılan hususların gerçeği yansıtmadığını, dayanak olarak gösterilen başta sözleşme olmak üzere diğer tüm belgelerin dikkate alınabilecek bir nitelik taşımadıklarını, söz konusu belgenin tüm imza sahiplerinin bilgisi ve görgüsü dahilinde aynı anda tanzim edilmediğini, müvekkili tarafından atılmış bir imzanın söz konusu olmadığını, sözleşme üzerinde kriminal inceleme yapılması gerektiğini, davacının kendisi aleyhine açılan diğer davada karşı dava şeklinde işbu davayı ikame etmesi ya da diğer davanın açılmasından kısa bir sonra işbu davayı açıp birleştirme talebinde bulunması mümkün iken bunu yapmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören sözleşmenin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, resmi şekil koşuluna uyulmadan yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, bu sözleşmeye dayanılarak açılan cebri tescil davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eldeki dava aynı Mahkemenin 2022/385 Esas sayılı dosyasıyla birleştirme talepli olarak açılmasına rağmen yerel Mahkemece birleştirme talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sürdürüldüğünü, birleştirilmesi talep edilen 2022/385 Esas sayılı dosyanın ise 11.04.2023 tarihli celsede karara bağlanarak davanın kabulüne karar verildiğini, böylelikle birleştirme hususu gerçekleştirilemez hale geldiğini, her iki dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunmasına rağmen birleştirme kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenilmeyen tanıkların dinlenilmelerinden vazgeçilmesinin de hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazdaki davalı adına olan hissenin değerinin gerçek değerinin çok üzerinde fahiş hesaplandığını, bu yöndeki itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, Mahkemenin hukuki nitelendirmesinin hatalı olduğunu, zira eldeki davada taraflar arasında bir trampa sözleşmesi değil inançlı işlem bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeye uygun davranıp üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, daha sonra müvekkilinin aradaki inanç sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmesini, 4 90... parseldeki 1/2 hissenin kendisine devredilmesini davalıdan istediğini, davalının ise müvekkilinden başka bir dosyada kendisi lehine yalancı şahitlik yapmasını, aksi takdirde devri yapmayacağını müvekkiline söylediğini, buna ilişkin ses kaydının dosyaya sunulduğunu, Mahkemenin karşı edim olan 4 90... parseldeki hissenin halen müvekkilinin üzerinde olmasına dayanarak davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin açık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin inanç sözleşmesi olduğunu, ayrıca iki taraflı edim içeren sözleşmelerde taraflardan biri tüm edimlerini yerine getirdikten sonra diğer tarafın şekil aykırılığına dayanarak edimlerini yerine getirmekten kaçınmasının iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olacağını, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik koşuluna itiraz etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.