Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4109 E. 2026/2315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4109
Karar No
2026/2315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2692 E., 2025/1282 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/499 E., 2023/406 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 527 parsel (yeni 1 73... parsel) sayılı taşınmazın maliki olduğunu, aynı yer 526 parsel (yeni 1 73... parsel) sayılı taşınmazın ... ... ve kardeşlerine ait iken davacının tesadüfen öğrendiğine göre 30.11.2017 tarihinde davalıya satıldığını, satış konusunda davacının hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, davacıya öncelikle satın alma hakkı tanınmadığını, ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla gerçek satış bedelinin çok üstünde bir satış bedeli gösterildiğini ileri sürerek, 526 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davaya konu taşınmazı önceki tapu kayıt maliklerinin son 5 yıldan bu yana satış ilanı olan satışa çıkarılmasıyla emlakçı aracılığıyla 30.11.2017 tarihinde 290.000,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın son 5 yıldır satışta olduğu, davacının satışı tesadüfen öğrenmediğini, satın alma sürecinde taraflar arasındaki pazarlığa bizzat müdahil olduğunu, alım satım bedelini tapuda düşük gösterilmesi için davalıya tavsiyede bulunduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen krokiye göre ön alım hakkını kullanmak isteyen davacının maliki olduğu, taşınmazın dava konusu taşınmaza sınırdaş olduğu, taşınmazın köy yerleşik alanı içerisinde kalmadığı, ziraat bilirkişilerinin 31.01.2023 tarihli ek raporunda belirtildiği üzere taşınmazın tarımsal amaçlı kullanıldığının sabit olduğu, 5403 Sayılı Kanunun 8/1 maddesinin 2. fıkrası gereğince, davacının ön alım hakkını kullanabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 526 parsel (yeni 1 73... parsel) 7.814,60 m² miktarlı olup, taşınmazın tapuda mandalina bahçesi niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın 5403 sayılı yasanın 8/3 maddesindeki 0,5 hektardan büyük ve asgari gelirli dikili tarım arazisi olduğu, bu taşınmaz hakkında ön alım hakkının kullanılması için haklı bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın mandalin bahçesi olmadığını,keşif raporlarında da tarlada mandalin bitkisi tespit edilmediğini, mandalin bitkisi azami 20 yıl civarında ömrü olan bir meyve olup, 50 yılı aşkın bir süre önce (70'li yılların başında) kadastro tapulama sırasında tespit edilen bir bitki olduğunu, bilirkişi tespitlerine göre talanın 4.4 00... ekili mısır tarlası, 2.0 00... inşai yapı ve karışık meyve, 8 00... bamya, börülce, fasülye tespit edildiğini, tarlanın yerleşim yeri dışında olduğunu ve tarım arazisi olduğu tespit edildiğinin belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 5403 sayılı yasaya göre sınırdaş arazi maliki tarafından açılan önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4109, K. 2026/2315, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4109-e-2026-2315-k-985a2376c3ba