Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4111 E. 2026/2306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4111
Karar No
2026/2306
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/580 E., 2025/1580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/40 E., 2022/52 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazlarda davalıların murisi ...'in ...'den kendilerine intikal edecek miras hisselerini ... Noterliğinin 18.06.1971 tarih ve 5818 yevmiye sayılı "Resen Satış Vaadi ve Hususi Vekâletname" sözleşmesine istinaden 15.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını ve taşınmazların zilyetliğinin fiillen teslim edildiğini, taşınmazlar üzerindeki mülkiyetin uzun yıllar elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi tutulduğunu, bu nedenle sözleşmenin ifa olanağının doğmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/183 Esas ve 2007/465 Karar sayılı dosyası ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verildiğini, böylece ifa olanağının doğduğunu, sözleşmeye konu 3 06... parsellerin kamulaştırıldığını, yine 292 parselin davalılar tarafından üçüncü kişiye devredildiğini belirterek; 375, 1227, 275, 276 , 344 , 282, 346, 520, 529, 545, 525, 292, 3 06... parsel sayılı taşınmazlardaki davalı hisselerinin iptalleriyle müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı taktirde davalılara ait hisselerin dava tarihindeki rayiç değerlerinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mümkün olmadığı taktirde müvekkilinin ödediği 15.000,00 TL'nin dava tarihinde ulaştığı reel değerin denkleştirici adalet kuralı gereğince dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konusu satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazlardaki payların devri için aynı sözleşmede davacının ...'a satış vekâletnamesi verdiğini, dava konusu payların devrinin her durum için müsait olduğunu, bu sözleşmeden sonra muris ...'in defalarca davacı ile görüştüğünü, taşınmazları üzerine almasını teklif ettiğini, davacının eşinde vekâletname olmasına rağmen bu konuda girişimde bulunmadığını, bunun üzerine üç yıl boyunca defalarca davacı ile görüşen ...'in ... Noterliğinin 30.03.1974 tarih ve 3543 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 18.06.1971 tarihli ve 5818 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesini feshettiğini beyan ederek; davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu, bu tür sözleşmelerin tek taraflı beyanla sonlandırılamayacağı, davacının sözleşmeye konu edimlerini yerine getirdiği, taşınmazlar fiiline teslim edildiğinden zamanaşımı def'inde bulunulmasının dürüstlük ilkesine aykırı olacağı, dava konusu bazı taşınmazların dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; fesih ve vekâletten azil ihtarının değerlendirilmediğini, sözleşmede taraflara sözleşmeden dönme hakkının tanındığını, davacının taleplerinin zamanaşımına da uğradığını, 1 43... ve 46 parsel sayılı taşınmazların ifrazının mümkün olmadığını, davacının sadece 1 43... parsel sayılı taşınmazda zilyet olduğunu, miras taksimine ilişkin iddiaları da kabul etmediklerini, eksik incelemeyle yanılgılı karar verildiğini ifade ederek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4111, K. 2026/2306, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4111-e-2026-2306-k-7041ff7fedc8