Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4384 E. 2026/2095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4384
- Karar No
- 2026/2095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2409 E., 2025/804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/22 E., 2024/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 22.05.2012 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ... ... Hakim ve ...’ın kaldığını, ...'ın murisin torunu olduğunu, murisin terekesinin tespiti için tereke tespit davasının açıldığını, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/946 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile terekenin borca batık olduğunun anlaşıldığını, bu sebeple muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile davacılar tarafından mirasın kayıtsız ve şartsız hükmen reddedildiğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, mirasın 3 ay içerisinde reddedilebileceğini, mirasın hükmen reddi şartlarının da oluşmadığını, murisin terekesinin borca batık olmadığını ancak bu tespitin kendilerince yapılamayacağını, davacı ve dava dışı mirasçıların murisin ölümünden önceki 5 yıl içinde murisin malvarlığından devralmış olduğu gayrimenkul, menkul ve nakit aktarımı olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/172 Esas sayılı dosyasından davacıların kayıtsız şartsız müteveffa ...'un mirasını reddettikleri hususunun TMK'nın 605/1 ve 609. maddesi gereğince tespit ve tesciline karar verildiği, dosyanın kesinleşmiş olduğunun tespit edildiği ve eldeki davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris ...'ın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/946 Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği ve iflas tasfiye işlemleri devam etmesine rağmen iflas masasına bildirim yapılmadan davanın konusuz kaldığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, tereke tespit davalarında mirasçıların aralarında anlaşarak bazı malları tasfiye ettikleri gözden kaçırılarak hasımsız açılan davada usuli hatalar yapıldığını, tereke dosyasında detaylı olarak araştırma yapılmadan varislerin talebi ile Pesen Aytuğ'un oğlu ...'a terekeden ödeme yapılmasına onay verilmesinin tereke üzerinde mirasçıların işlem yaptıklarını açıkça gösterdiğini, bu işlemlerin miras bırakanın ölümünden sonra mirası kabul anlamına gelen işlemler olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; TMK'nın 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.