İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/25 E. 2019/433 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/25
Karar No
2019/433
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/25 Esas

KARAR NO : 2019/433

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/07/2014

KARAR TARİHİ : 30/04/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... A.Ş ile ... A.Ş arasında yapılan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığı, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaları bulunduğundan alacaklıya karşı sorumluluğu bulunduğu, kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle ihtarname gönderildiği yine borç ödenmediğinden davalının İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin davalı yönünden 129.019,30TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünden taraflarına gönderilen ödeme emrinin tarihinin 19/06/2013 olduğu, hesabın kat edildiği 11/06/1996 ile icra takibinin başlatıldığı 19/06/2013 tarihleri arasında 17 yıl olduğu, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih ile hesabın kat edildiği tarihlerdeki yürürlükte olan zamanaşımı hükümleri dikkate alındığında sözleşme zamanaşımı olan 10 yıllık sürenin dolduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş olup, incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş, borçluların ... A.Ş.,..., ..., ... olduğu, borçlu ... vekilinin 25/07/2013 tarihli dilekçesi ile takibe, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.

08/05/2015 tarihli oturumda; İcra takibine konu sözleşmenin tarihine göre 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alacağın mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı hususunda talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak 06/01/2016 tarihli rapor aldırılmış olup, raporda özetle, davacı ... A.Ş'nin davalı ...'dan TBK 100.maddesi uyarınca, takip tarihinden sonra yapılan tahsilatların öncelikle faiz ve ferilerinden mahsubu sağlanmak kaydıyla 9.000TL asıl alacağa fiili ödeme tarihine kadar yıllık %13,75 gecikme faiz oranı (talep gibi) üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle" alacağın bu rakamlar üzerinden devam edeceği, davacının dava dilekçesinde talebinin ise 9.000TL asıl alacak, 120.000TL temerrüt faizi ve 19,30TL masraf olmak üzere toplam 129.019,30TL olduğunu belirtilmiştir.

29/09/2015 tarihli oturumda davacı vekili davalı ...'ın vefatı nedeniyle veraset kararı aldıklarını, kararı mahkemeye sunacaklarını, mirasçıları davaya dahil edeceklerini beyan etmiş, davacı vekiline davalı ...'ın veraset kararını dosyaya ibraz edip mirasçılarını davaya dahil etmesi için süre verilmiş, davacı vekili dahili davalılarını mahkememize bildirmiştir. 21/06/2016 tarihli oturumda dahili davalı vekili: murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile birlikte müvekkillerini mirası hükmen reddettikleri sabit olacağından davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalılar vekili; ölüm tarihi itibariyle murisin herhangi bir mal varlığının olmadığı ödemeden aczinin açıkça belli olduğundan davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili ise; dava açıldığında ölümden haberdar olmadıkları için, mirası vaziyet ettiklerini bilmedikleri için aleyhe hüküm verilecekse yargılama giderleri hakkında davalı aleyhine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça kredi borcuna dayalı borcun ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak her ne kadar bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere alacağın tahsili istense de dava sırasında davalının vefat ettiği, ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu, ödemeden aczi ve malvarlığına ilişkin olarak Kurumlara yazılan müzekkere cevaplarına göre davalının üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmadığı, banka ve diğer kurumlarda hak ve alacağının olmadığı anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesinde yer alan ret hakkına göre, “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş yani hükmi ret sayılır. Bu durum kendiliğinden irade açıklaması ya da dava yoluna gidilmeksizin oluştuğu kabul edilip, mirasın açılması ile kendiliğinden mirasçılara intikal edeceği varsayılır. Ayrıca mirasçılar da davalının ödemeden aczinin açıkça belli olduğunu dile getirmişlerdir. Ancak; Davanın açıldığı tarihte, davalıların miras bırakanının terekesinin borca batık olduğu ve mirasın reddedilmiş sayılacağı henüz belli değildir ve davacıdan bu hususları bilmesi ve öngörmesi de beklenemeyeceğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek, Yukarıdaki sebeplerle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

1-Davanın REDDİNE ve neticelerine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli olan 44,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 2.203,35TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.158,95-TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı vekili için vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5- HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2019

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2015/25, K. 2019/433, T. 30.04.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-25-e-2019-433-k-a4954540b88f