Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4243 E. 2026/2481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4243
- Karar No
- 2026/2481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/419 E., 2025/937 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/187 E., 2023/1065 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa eşi ... ile davalı ...'in kardeş olduklarını, ...'in 31.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak davalı ve davanın ihbar olunmasını talep ettikleri ...'in kalmış olduğunu, davacının müteveffa eşi ...'in 1996 yılında ...'ta ... Evleri Kooperatifi ve ... Evleri Kooperatifini kurmuş olduğunu, ancak 1999 yılında ...'ta yaşanan deprem sonrasında üyelerin ödedikleri tutarları alarak üyelikten ayrılmış olduklarını, bu nedenle başlatılan inşaatın sadece bir blok güçlendirilmesi ile devam ederken mali sıkıntılar nedeni ile müteveffa eşin kendisi için ayırdığı bir daireyi kredi alması uygun olan ve daha sonra kendisine iade edeceğine inandığı ve güvendiği kardeşi olan ... adına tescil ettirerek banka kredisi alınmasını sağladığını, müteveffa ...'in davalı adına her ay düzenli olarak kredi borcunu ödemiş ve kredi borcunu kapatmış olduğunu, dava konusu yazlık evin davacının müteveffa eşine ait olduğunu, davalı adına tapuda inançlı işlemle satış ve tescil edildiğini belirterek, 30 02... parsel 3. Kat, 14 No.lu mesken nitelikli bağımsız bölümdeki davalı adına kayıtlı bulunan hissenin iptali ile müteveffa ... mirasçıları davacı ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu iptal ve tescil talepleri uygun görülmez ise dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2008 tarihli kooperatif genel kurulunda ortaklık hakkını müvekkiline devretmiş olmakla süresinde olmayan davanın reddi gerektiğini, açılan davanın haksız ve temelsiz dava olduğunu, müvekkilinin 2008 yılında muristen satın aldığı ve adına tescil ettirdiği taşınmazın, satın aldığı tarihten beri müvekkiline ait olduğunun tartışmasız olduğunu, murisin 2020 yılında vefat etmiş olduğunu, murisin sağlığında bu hususta hiçbir yazılı ve sözlü iddiasının bulunmuyor iken muris yaşarken yaklaşık 12 sene boyunca müvekkili üzerine kayıtlı bulunan taşınmazın mülkiyetine dair herhangi bir iddia da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında yapılmış yazılı bir delil veya delil başlangıcı niteliğindeki belgeye dayanılmadığı gerekçesinin maddi hukuka ve dosya kapsamına uygun olmadığını, kredi ödemesine ilişkin banka dekontlarının aslının mahkemeye sunulduğunu, banka ödemesi dışındaki delillerin de dikkate alınmadığını dava konusu taşınmazın aidatlarını mütevaffa ...'in ödediğini, ...Bankası A.Ş.’ye 07.03.2017 tarihinde ayrıca -Mantolama, Aidat ve Doğalgaz Ödemesi- adı ile 1.380,00 TL ödendiğini, hiçbir zaman dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından kullanılmadığını,...'in hâkimiyet alanından çıkmadığını, davalının müteveffa ...''un 31.05.2020 tarihinde vefatından sonra davaya konu taşınmazın elektrik su ve doğalgaz aboneliklerini kendi adına aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.