Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/751 E. 2026/2929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/751
Karar No
2026/2929
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/830 E., 2025/2875 K. DAVA TARİHİ : 11.01.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 69. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/367 E., 2025/2 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, iş sözleşmesinin haksız feshi üzerine açılan işe iade davasının kabul edilerek kesinleştiğini, davacının işe iade talebinin kabul edilmeyerek işe iadenin mali sonuçlarının işverence ödendiğini ileri sürerek kısmi dava açmak suretiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kıdem tazminatından diğer davalının sorumlu olduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davaya konu tazminat ve alacaklara hak kazanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının işe başlatılmayarak iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının davacıya ödendiği, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kullandırılmayan 160 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, iş sözleşmesinin fesih tarihi ile dava ve ıslah tarihleri arasındaki süre gözetildiğinde söz konusu alacak kalemleri bakımından zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun kesinleşen işe iade kararı ile belirlendiği, davacının yasal süresi içinde davalılara işe iade talebinde bulunduğu, davalı tarafın işe iade davasının mali sonuçlarını 04.12.2023 tarihinde ödeyerek işe başlatmama iradesini açıkladığı, davacının kıdemine göre hak kazandığı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, bakiye 160 günlük yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, dava ve ıslah tarihleri itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazlarının bulunduğunu, b. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, c. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın süresinde açılmadığını, b. Davacının müvekkili İdarenin çalışanı olmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, c. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, d. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, e. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, f. Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davanın türü, husumet, zamanaşımı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Şirketine yüklenmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/751, K. 2026/2929, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-751-e-2026-2929-k-1602a3e00f5e