Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4049 E. 2026/2479 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4049
Karar No
2026/2479
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/216 E., 2024/2083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/491 E., 2022/597 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 2 76... parsel sayılı taşınmazın 1.600 m²'lik kısmının, davalı tarafından 26.10.19 92... .11.1992 tarihli harici satış sözleşmeleri ile müvekkiline satıldığını, bedelin ödendiğini, zilyetliğin davacıda olduğunu ileri sürerek tazminat haklarını saklı tutarak tapu iptali ve tescil davası açmış, 15.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle de davasını terditli davaya dönüştürerek öncelikle, davacının sözleşmenin geçersizliğinden kaynaklanan her türlü zararı ile temerrüt tarihinden itibaren faizi ve faizi aşan munzam zarara karşılık 747.947,09 TL'nin terditli asıl talep olarak davalıdan tahsiline, terditli feri ilk talep olarak güncellenen satış bedeli olan 100.571,96 TL ile bunun sözleşme tarihinden itibaren işlemiş 647.405,13 TL yasal faizinin toplamı olan 747.947,09 TL'nin davalıdan tahsiline, terditli feri ikinci talep olarak dava konusu yerin dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 647.096,35 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, terditli feri üçüncü talep olarak 75.000.000,00 TL'lik satış bedelinin 26.10.1992'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, son olarak da 100.571,96 TL miktarındaki güncel değerin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, açılan davanın haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, 26.10.19 92... .11.1992 tarihli sözleşmelerin aynı yere ilişkin olduğunu, taşınmazların alımı ve satımının Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılması gerektiğini, dayanılan sözleşmenin herhangi bir geçerliliğinin olmadığını, 1.600,00 m²'nin tapu iptal ve tescili talep edilmişse de bu miktarın 02.11.1992 tarihli harici satım senedi içeriği ile uyuşmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2 76... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yönelik açmış olduğu tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 100.571,96 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçı ... vekili, tam ıslah dilekçeleriyle tapu iptali ve tescil talebi olmaksızın terditli olarak tazminat talep edildiğini, terditli olarak ileri sürdükleri tazminat taleplerinden sadece en son ve en düşük değerli talep olan 100.571,96 TL’ye hükmedildiğini, terditli davalarının kısmen kabulüne karar verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, öncelikli ve hukuken hakkaniyetli terditli taleplerinin hiç incelenmediğini, delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, terditli taleplerinin reddi sebeplerinin gerekçede yazılmadığını, gerekçedeki “Dava, harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince tapu iptal tescil olmadığı takdirde ödenen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.” şeklindeki ifadenin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda 637.096,35 TL olarak belirlenen dava tarihindeki rayiç değerin olumlu zarar kapsamında hüküm altına alınması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4049, K. 2026/2479, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4049-e-2026-2479-k-3b48b34c9743