Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1035 E. 2026/2935 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1035
- Karar No
- 2026/2935
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/136 E., 2025/578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/722 E., 2025/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 24.07.2008-06.11.2023 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle 06.11.2023 tarihinde davacı tarafça feshedildiğini ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesini feshinin iyiniyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, işe giriş çıkışlarda parmak okuma sisteminin olduğu ve davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkette 24.07.2008-06.11.2023 tarihleri arasında 15... ay 25 gün çalıştığı, davacının ödenmeyen hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı bulunduğu, bu durum davacıya haklı fesih imkânı tanıdığından, kıdem tazminatına hak kazandığı ve davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı sebeple feshedildiği, işverenin yöntemince kayıt tutma yükümlülüğü ile yazılı belgelere göre kullanılan ve mahsup edilen yıllık izin süreleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararının kanuna ve usule uygun olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının bulunmadığını, 2. Mahsup olgusunun bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dikkate alınmadığını, 3. Fazla çalışma hesabı sonucunda davalı Şirketin fazladan ödediği miktarın bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, 4. Giydirilmiş brüt ücretin hatalı hesaplandığını, 5. Davacı asılın 2017 yılı öncesine ilişkin yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı hususunda isticvap edilmesi gerektiğini, 6. Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin tespitlerin taraflarınca kabul edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile alacakların hesaplanması, kıdem tazminatı hesabına esas alınan giydirilmiş ücret, ödemelerin mahsubu ve vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.