Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4196 E. 2026/2065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4196
- Karar No
- 2026/2065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/80 E., 2025/1049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2023/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nın 15.05.2022 tarihinde öldüğünü, murisin sağlığında 2 97... parsel sayılı taşınmazlardaki hissesini davacıların saklı paylarını bertaraf etmek ve mirasçılardan mal kaçırmak gayesi ile bağış yolu ile davalıya devrettiğini belirterek, müvekkil davacıların saklı paylarına yapılan tecavüzün saklı payları oranında tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, tebliğin usulsüz olduğunu, muris ile ilgilenmesi bakıp gözetmesi nedeniyle murisin kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan mirasçısına bakılmasından duyduğu minnet sonucu devri yaptığının kabulünün gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine yönelik kararda isabetsizlik bulunmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanıkların tamamının beyanlarında, yapılan devrin satış mı yoksa bağış mı olduğunun müvekkiller tarafından bilinmediğini, yapıldığı söylenen aile içi konuşmalarda bu ayrımın ifade edilmediğini beyan ettiklerini, tanıkların bu beyanları ile müvekkillerinin tenkis davasına konu taşınmazların bağış yoluyla mı satış yoluyla mı devredildiğini bu davayı açmadan önce yapılan araştırma esnasında öğrendiklerini, 2. Yapılan devrin ne saikle yapıldığının taraflarınca tapuda sorgulama yapılarak öğrenilmesinin mümkün olduğunu, 3. Tenkise tabi işlemin ne şekilde yapıldığını öğrendikleri tarihte hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağının sabit olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.