Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4506 E. 2026/2066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4506
- Karar No
- 2026/2066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/783 E., 2025/708 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çivril 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2022/752 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1503 parsel sayılı taşınmazın harman yeri olarak tescilli olduğunu, 1503 parselin cinsinin esasında harman yeri olmayıp yerleşim alanında kalmış arsa olduğunu, kadastro zamanında 1503 parselin sehven harman yeri olan ... no.lu parselle karıştırılıp cinsinin yanlış tespit edildiğini, parselin evveliyatının davacının kayınbabasına ait olduğu, arsa olarak kullandığı bu taşınmaz üzerinde ve komşu parsellerin üzerinde ev olduğunu, mera ile ilgili hiçbir ibare ve kullanım olmadığının çok açık olduğunu ileri sürerek, 1503 parselin harman yeri olan tahsis cinsinin değiştirilerek arsa olarak ... adına tesciline karar verilmesini, taşınmazın içinde ve komşu parsellerin içinde 50 yıldır binalar bulunduğundan meskun sahanın ve yerleşim alanın içinde kaldığından taşınmazın kadastrodan sonra 20 yılı aşkın zamandır zilyet edildiğinden mülkiyetin bedel karşılığında davacıya devrine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin itirazlarının olduğunu, üçüncü bir kişinin bir taşınmazın ... adına tescilini talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meraların tahsis amacının değiştirilmesi usulünün 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlendiğini ve burada gerçek kişilere bu talepte bulunma hususunda bir yetki verilmediğinden mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, harman yeri olan bir taşınmazın arsa niteliğine dönüştürülmesinin değil, zaten tarla niteliğinde olan bir taşınmazın, harman yeri olarak tescil edilmesinin düzeltilmesinin talep edildiğini, dava konusu 1503 parselin evveliyatının davacının kayınbabasına ait olduğu ve arsa olarak kullandığını, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmasından önce ve sonra davacılar ve murisleri tarafından 40 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız zilyet edildiğini, içinde ve çevresinde binalar olduğunu ve mesken sahada kaldığını, bu hususun hava görüntüleriyle da sabit olduğunu, kadastro esnasında zaten arsa olarak kullanılan taşınmazın niteliğinin hatalı olarak harman yeri olarak işlendiğini ve dava konusu taşınmaza komşu parselin harman yeri olması sebebiyle esasında tersimat hatası yapıldığı ve 4342 sayılı Kanun'un 14. maddesi dışında yazılan hükümler uyarınca da değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilerek davacının davacı sıfatını haiz olduğu kabul edilerek davanın esasına ilişkin incelemeye geçilmeli ve bu doğrultuda da talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden eksik ve hatalı karar tanzim edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hükmen harman yeri olarak sınırlandırılan taşınmazın niteliğinin değiştirilerek Hazine adına tescili ile bedeli karşılığından davacıya devri istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.