Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3899 E. 2026/1768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3899
- Karar No
- 2026/1768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/810 E., 2025/1781 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/243 E., 2025/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 39 31... parsel sayılı taşınmazı Ordu'ya yerleşme, müstakil bir ev ve bahçeye sahip olma düşüncesi ile satın aldığını, davalının bu taşınmazda payını kendisine devreden ...'un eski eşi olduğunu, taşınmazda ... tarafından yapılan bir ev bulunduğunu, davalının taşınmazı herhangi bir hakka dayanmaksızın kullandığını, sözlü ve yazılı olarak ihtar edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile eski eşi ...’un boşandığını ve kararın 02.03.2020 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın yargılama devam ederken 04.05.2018 tarihinde davacıya devredildiğini, devir evlilik birliği içerisinde yapıldığından tasarrufun hükümsüz olduğunu, ...'un kız kardeşi olan davacı ile anlaşarak müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yaptığından tasarrufun geçersiz olduğunu, taşınmaz aile konutu niteliğinde olduğundan satışı için müvekkilinin rızası gerektiğini, ayrıca dava konusu evin sadece müvekkilinin parası ile yaptırıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıya müvekkilinin eski eşi tarafından evlilik birliği içerisinde satıldığını, eski eşin kız kardeşi olan davacı ile anlaşarak müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yaptığını, taşınmaz aile konutu niteliğinde olduğundan satışı için müvekkilinin rızası gerektiğini, satışın geçersiz olduğunu, eksik araştırma yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.