Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3707 E. 2026/1776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3707
- Karar No
- 2026/1776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3041 E., 2025/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/720 E., 2023/489 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 281 04... parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte iştirak hâlinde hissesinin bulunduğunu, davalının dava konusu hissesini üçüncü kişiye satışının yapılacağını, paydaş olarak müvekkili olan davacının ön alım hakkını kullanmak istemesi hâlinde yasal sürede iletişime geçilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, bu teklifin kabul edilerek davalıya talep ettiği 1.800.000,00 TL'nin banka havalesi ile gönderildiğini, bu parayı temin edebilmek için müvekkilinin adına olan bağımsız bölümü ve kamyonunu değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını, davalının ödemeden 5 gün sonra parayı iade ederek satış yapmaktan vazgeçtiğini ileri sürerek öncelikle dava konusu hisse yönünden ön alım şartları oluştuğundan davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilli adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talebin Mahkemece kabul edilmemesi hâlinde fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal düzenlemeler gereği ön alım hakkının davacı tarafından kullanılabilmesi için payın üçüncü kişiye satılmış olması gerektiğini, dava konusu hissenin hâlen müvekkili adına kayıtlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2022/720 Esas, 2024/489 Karar sayılı kararı ile; "...davacının sattığını belirttiği bağımsız bölümün satış bedelinin resmi senette 100.000.00 TL olarak yer aldığı, bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın satış tarihindeki değerinin 1.367.000,00 TL olarak tespit edildiği, aradaki değer farkının tazminat olarak talep edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, yine satıldığı belirtilen kamyonun davacının eşine ait olduğunu yargılama sırasında beyan edildiği, davalı eyleminin haksız fiil olmayıp sözleşme öncesi ve ... ilkesi uyarınca sorumluluk olarak nitelendirilebileceği, yasal ön alım şartlarının da somut olayda gerçekleşmediğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ve 2023/3041 Esas, 2025/632 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Mahkeme kararının gerkçelendirilmediğini, 2.Mahkeme kararının davanın husumetten ret yönünde verilmesi sebebiyle nispi yerine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, 3.Miras taksim sözleşmelerinde payın üçüncü kişiye satılacak olması hâlinde diğer mirasçılara pay teklifinin zaruri olduğunu, bu durumun ön alım işlemlerine de esas teşkil etmesi gerektiğini, 4.Müvekkilinin 67.000,00 TL zararının bulunduğunun ispat edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.