Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3870 E. 2026/1689 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3870
Karar No
2026/1689
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/979 E., 2025/1235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/63 E., 2025/173 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56/5. fıkrası "avukatların veya avukatlık ortaklığının başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebileceği ve bu yetki belgesinin vekâletname hükmünde olduğu belirtilmiştir." şeklinde düzenlenme nazara alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekili Avukat ... tarafından düzenlenen yetki belgesi ile dosyada görevlendirilen Avukat ...'ye 04.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Temyiz dilekçesi ise (dosyaya vekâletname sunan) davacı vekili Avukat ... tarafından 30.07.2025 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Temyiz dilekçesinde, Avukat ...’nin yalnızca duruşmalara katılmak üzere sınırlı yetkiye sahip olduğu ve duruşmalara katılmakla yetkili Avukata yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı belirtilmiştir. Vekilin müvekkili adına başkasını tevkil etmesiyle müvekkil ile ikinci vekil arasında vekâlet ilişkisi doğar. Bu nedenle yetkili vekil Avukat ...'ye Bölge Adliye Mahkemesince yapılan gerekçeli karar tebliği geçerli olduğundan temyiz süresinin, tebliğ tarihi itibari ile başladığı, sonrasında davacı vekili Avukat ...’e yapılan tebliğle temyiz süresinin yeniden başladığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olacağı, yetkili Avukat ...'ye yapılan tebliğ tarihine göre temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3870, K. 2026/1689, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3870-e-2026-1689-k-58da68807983