Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3643 E. 2026/2330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3643
- Karar No
- 2026/2330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/298 E., 2025/644 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/216 E., 2022/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; imar uygulaması sonucu davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazların ihyası talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...geri dönüşüm çalışmalarının bir türlü yapılamadığı, davalının da imar uygulamasından sonra söz konusu yere hissedar olup hissesi üzerine ev yaptığı, uygulama ile oluşan parselin hissedarlarının el değiştirmiş olmasının geri dönüşüm ve yeni bir uygulama yapmaya mani değilse de ilgili idare tarafından çalışmanın yapılmaması nedeniyle taşınmazın eski hâline getirilemediği, mevcut haliyle hissedar çokluğu ve el değiştirmeler göz önüne alındığında infaz kabiliyetinin de çok zor bir mahiyette bulunduğu, davacının hissesinin imar uygulaması öncesindeki duruma getirilmesine yönelik talebi hukuka uygun ise de çok sayıda hissedara ait olan uygulamaya konu taşınmazdaki sadece davalıya ait hissenin iptali ile kendi adına tesciline yönelik talebinin yerinde olmadığı, bu durumun İdare Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda parselin eski hâline dönüştürülme sonucunu doğurmayacağı, uygulama öncesi vasfa dönüş imkânı sağlayamayacağı.” gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...Bilindiği üzere 20... tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Eklenen bu hükme göre 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir. Bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığın anılan bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, imar uygulaması sonucu davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazların ihdası istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.