Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3504 E. 2026/1783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3504
- Karar No
- 2026/1783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/975 E., 2025/982 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/447 E., 2024/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 05.05.2013 tarihinde vefat ettiğini, davacılar ile dava dışı ...'ın mirasçı olarak kaldıklarını, murisin vefatından sonra Kars Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/517 Esas sayılı dosyasında bu davanın davalısı ... tarafından "vasiyetnamenin açılması" davasının açıldığını ve 30.04.2015 tarihinde murise ait olduğu iddia olunan "vasiyetnamenin açılmış sayılmasına" karar verildiğini, .... Noterliğince düzenlenen 01.07.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname ile murisin maliki bulunduğu 1 90... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2. kat 7 numaralı bağımsız bölümü yaşadığı süre içinde tasarrufu altında olup ölümünden sonra ...'e bıraktığını, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin son derece ciddi sağlık problemleri bulunduğunu, 1931 doğumlu olan murisin vasiyetname düzenlediği tarihte 77 yaşında olduğunu, murisin vasiyetname düzenlendiği tarihdeki yaşlılığı nedeni ile gerek mevzuat hükümleri, gerekse de yürürlükteki uygulamalar doğrultusunda kendisinden ayrıntılı ve kapsamlı heyet raporu aldırılması gerekirken, bu uygulama yapılmaksızın doğrudan vasiyetname düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, murisin iradesinin "hata, hile, ikrah ve benzeri sebeplerle" sakatlanmış olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmadığı takdirde dava konusu vasiyetname nedeni ile saklı pay hakları ihlal edilen müvekkillerin saklı pay haklarının tenkisi ile dava tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı vekili murisin vasiyetnamenin düzenlediği tarihte ehliyetsiz olduğu iddiasında bulunmuş ise de; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 09.03.2022 tarihli raporunda, işlem tarihi olan 01.07.2008 tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, davacı tarafın ehliyetsizlik iddialarını ispatlayamadığı, davacıların tenkis talepleri yönünden aldırılan bilirkişi raporunda mirasbırakanın ölümü (05.05.2013) tarihindeki tereke mevcudunun 261.276,03 TL olduğu, davacı ve dava dışı mirasçıların saklı payları toplamının 163.297,52 TL ve mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın ise 97.978,51 TL olabileceği, dava konusu vasiyetname ile davalı ... ... bırakılan 1 90... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2. kat 7 numaralı bağımsız bölümün değeri nazara alındığında (97.500,00 TL), ölüme bağlı tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşmadığı ve dolayısı ile tenkise tâbi tutulamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Adli Tıp Kurumundan alının raporda murisin fiil ehliyetinin olduğunun bildirildiği, noter huzurunda düzenlenen vasiyetnamede murisin iradesinin sakatlandığına ilişkin iddianın ispat edilemediği, tenkis yönünden de yeterli araştırma yapıldığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 2. Vasiyete konu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.