Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3138 E. 2025/3589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3138
- Karar No
- 2025/3589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 07.03.2025 SAYISI : 2024/275 E., 2024/263 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın reddine dair karar verildikten sonra; davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi üzerine 07.03.2025 tarihli ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1287 ada 18 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın 2059/880000 hissesinin 04.03.2015 tarihinde davalıya satıldığını, davacıya yasal ön alım hakkının tanınarak davalı üzerindeki taşınmaz hissesinin müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 15.04.2024 tarih ve 2023/2147 Esas, 2024/2580 Karar sayılı ilâmı ile; somut olayda davacının ön alım talebinde bulunmasının 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davanın açıklanan gerekçelerle reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar ve 07.03.2025 Tarihli Ek Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiş, ardından davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi üzerine; 07.03.2025 tarihli ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ek karar ile depo ettikleri ön alım bedelinin iadesine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, b. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin dava değerinden fazla olduğunu, bu durumun usul ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından feragat edilmesi üzerine verilen ek kararda hüküm altına alınan vekâlet ücretinin miktarına ve ek kararda ön alım bedelinin iadesine dair karar verilmemesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen ek karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, kararda belirtilen gerekçelere, ve özellikle davacının Mahkeme veznesine depo ettiği önalım bedelini her zaman Mahkemeye müracaat ederek geri alabileceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan 07.03.2025 tarihli ek kararın 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.