Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3173 E. 2025/3751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3173
Karar No
2025/3751
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/1192 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2024/1 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi olan muris ...'in 14.10.2018 tarihinde öldüğünü, murisin terekesinde yer alan ve kendisine babası ...’ten intikal eden fikir ve sanat eserleri ile ilgili olarak .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile .... Noterliğinin 22.07.2005 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinden dönüldüğünü, akabinde .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile terekenin davalı ... ’a bırakıldığını, murisin psikolojik baskı ve etki altında vasiyetnameleri düzenlediğini ve hukuki işlem ehliyetine haiz olmadığını belirterek .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye ve .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafından haksız ve dayanaksız şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ... tarafından tanzim edilen .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye ve .... Noterliğinin 26.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamelerinin Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/64 esas sayılı celsesinde 11.06.2019 tarihinde usulüne uygun olarak açılıp okunduğu davacı tarafça hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iptali istenen vasiyetnamenin davacı mirasçıya 11.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı mirasçı tarafından iptal talebine konu dava konusu vasiyetnamelerin varlığından ve içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olunduğu, vasiyetnamenin davacı mirascıya tebliği tarihinden işbu davanın açıldığı 07.02.2023 tarihine kadar bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Vasiyetnamenin usulüne uygun okunmadığına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/2323 Esas, 2020/319 Karar sayılı ilâmı sonrası yeni esas numarası ile vasiyetnamenin ilk kez 08.02.2022 tarihinde usulüne uygun bir şekilde okunduğunu, vasiyetnamenin iptali davası açma süresinin de bu tarihten itibaren başlaması gerekeceğini, Davalının mesleki tecrübesi nedeniyle muris ...’in iradesinde değişikliğe sebep olmuş olabileceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3173, K. 2025/3751, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3173-e-2025-3751-k-0884d6c58fab