Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3179 E. 2025/3741 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3179
- Karar No
- 2025/3741
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3086 E., 2025/169 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2669 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin ... oğlu ..., 1/4 hissesinin ... oğlu ..., 1/4 hissesinin ... kızı ..., 1/4 hissesinin ... adına kayıtlı olduğunu, Fatih 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.08.2001 tarihli ve 2001/405 Esas, 2001/554 Karar sayılı ilâmı ile ... kayyım olarak atandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi uyarınca 10 yıllık kayyım ile idare süresinin dolduğunu, gaiplik kararı verilerek gaiplerin mülkiyetlerindeki 2669 ada 2 no.lu taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kayyım vekili cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile kayyımın yönetim kayyımı olmadığı, temsil kayyımı olduğundan bahisle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli kararı ile dava değerinin 11.600,00 TL olup, istinaf kanun yoluna başvurulan İlk Derece Mahkemesine ait karar tarihi olan 25.04.2023 itibarıyla, öngörülen kesinlik sınırı 17.830,00 TL olduğundan, dava değerine ve reddedilen miktara göre davacının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; 4721 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında gaiplik talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 382. maddesinin ikinci fıkrasının a-4 bendine göre çekişmesiz yargı işi olduğu, gaiplik talebinin parayla ölçülebilen bir değeri bulunmadığından değere bakılmaksızın istinaf incelemesi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilâmına uyularak; davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b-2 hükmü gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kabulüne, dava konusu 2669 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/4’er eşit paylarla kayıt malikleri olan ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ... ve ...'nin 4721 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince gaipliğine, dava konusu taşınmazda adı geçenlerin adlarına kayıtlı payların 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereğince iptali ile davacı Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalı Defterdarlığın kayyım sıfatı ile 3561 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yasal hasım durumunda olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, b.Kayyımın yasal hasım durumunda bulunduğu ve bu nedenle harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı yönündeki emsal Yargıtay kararları ışığında, davalının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, kabul etmemekle birlikte, Mahkemece aksi kanaat hasıl olması halinde ise Kayyım yasal hasım olduğundan maktu vekâlet hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4721 Sayılı Kanun'un 588. maddesine dayalı gaiplik kararı verilmesi ve gaip adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kayyım vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harç tam yatırıldığından harcın yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.