Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3167 E. 2025/4264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3167
- Karar No
- 2025/4264
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2441 E., 2024/980 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1283 E., 2022/699 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, 17.06.2025 tarihli ek karar ile temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, söz konusu ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davalı vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. Kanunun anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin, Bölge Adliye Mahkemesince, ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıranın, 23.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz harç ve giderleri, davalı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmadığı, bu itibarla temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (2886 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ihale sonrasında 25.04.2016 tarihli sözleşme ile yıllık 980.000,00 TL+KDV bedel karşılığında davalıya kiraya verildiğini, 4 eşit taksitle ödenmesi kararlaştırılan kira bedellerinden ilk yıla ait ilk taksitin peşin ödendiğini ancak bakiye kira bedelleri için yapılan bildirimlere rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödenmeyen toplam 976.382,86 TL kira bedelinin ayrı ayrı vade tarihlerinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte hesaplanarak tahsili gerektiğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca ödenmesi gereken gecikme zammı bedelinin ise 904.522,08 TL olarak hesaplandığını, yine haklı fesih nedeniyle sözleşme gereği kararlaştırılan cari yıl kira bedeli ile cezai şartın tazminat olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; ödenmeyen kira bedellerinin vade tarihinden itibaren gecikme zammı ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsili ile cari yıl kira bedeli karşılığı 1.129.548,00 TL ile şimdilik 1.000,00 TL cari yıl kira bedeli tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin ihale sonrası söz konusu yere sözleşmede belirtilen şekilde yatırımlar yaptığını, ancak 28.07.2016 tarihinde ... Havalimanında gerçekleştirilen terör saldırısı nedeniyle yurt dışı rezervasyonların iptal edildiğini ve akabinde 15.07.2016 tarihli darbe girişimi sonrasıda olağanüstü hal ilan edildiğini, bu sebeplerle sözleşmenin kira parasına ilişkin kısmına mahkemenin müdahelesini istemek zarureti hasıl olduğunu, anılan yerde hiçbir gelir elde edemediğini, kirayı ödeyemediğini, davacının ise 2017 yılı için ecrimisil bedelleri tahakkuk ettirdiğini, bu nedenle kira talebinde bulunulmadığını, feshe dayalı olarak cezai şart, gecikme zammı ve cari yıl karşılığı tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilk yıl kira bedellerinin ödenmemesi üzerine 21.07.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin feshine karar verildiği, fesih kararı üzerine davalı tarafça Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1858 E. sayılı dosyası ile kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti istemli dava açıldığı, Mahkemenin 2018/2121 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği, buna göre davalı tarafın talep edilen 21.07.2017 tarihine kadar kira bedeli ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, alınan bilirkişi raporu ile davacının 976.382,86 TL kira alacağı ve dava tarihi itibariyle taleple bağlı kalınarak 904.522,08 TL işlemiş gecikme zammı alacağı bulunduğunun tespit edildiği, ancak kira bedellerinin ödenmemiş olmasından dolayı sözleşmenin haklı feshi nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle; kira bedeli ve gecikme zammı bedeli yönünden açılan davanın kabulüne, kira bedelleri toplamı 976.382,86 TL'nin ayrı ayrı vade tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, gecikme zammı bedeli yönünden 904.522,08 TL’nin vade tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talep konusu dönemde taraflar arasındaki kira sözleşmesinin ayakta olduğu, bu nedenle davalının davaya konu kira bedellerinden sorumlu olacağı, davalı tarafça davaya konu kira bedellerinin ödendiğinin ispat edilemediği, sözleşmenin talep konusu dönemde halen ayakta olması nedeniyle (11/2.) maddesi ile (14.) maddesi gereğince talep edilen cari yıl kira bedelleri talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin 05.05.2017 tarihli ihtar yazısı ile feshedildiğini, buna göre protesto çekmeye ve tekrar mahkeme kararı almaya gerek kalmaksızın ihtar şartının yerine getirilmesiyle sözleşmenin feshi yoluna gidilmesinde hukuki olarak herhangi bir engel bulunmadığını, 21.07.2017 tarihli olur ile sözleşmenin feshedildiğini, tarafların özgür iradeleriyle imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleriyle tahliye konusunda bir ayrıcalık tanındığını, sözleşme ile yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından 2886 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracının ... kabul edilmesi gerektiğini, aynı Kanun'un 75. maddesi gereğince de kiraya verilen günübirlik kiralama alanında sözleşme feshinin mahkeme kararı ile yapılması şartı aranmadığını, süresi 05.05.2019 tarihinde bitmiş olan söz konusu kira sözleşmesinin yenilenmediğini, bu itibarla dava konusu taşınmazın derhal tahliye edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödenmeyen kira bedeli, gecikme cezası, sözleşmenin (11.) maddesi uyarınca cari yıl kira bedeli ve kiralananın davalı İdareye teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmenin (14.) maddesi uyarınca cari yıl kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, kira alacağının vadesinde ödenmemesinin (TBK m.315 uyarınca temerrüt nedeniyle tahliye hali hariç) tek başına akdin haklı nedenle feshine imkan vermeyecek olmasına, dolayısıyla tek yanlı ve geçersiz feshe dayalı olarak davalıdan tazminat ve cezai şart istenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.06.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2. Davacı vekili tarafından; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.