Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4752 E. 2025/6650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4752
- Karar No
- 2025/6650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/304 E., 2025/315 K. DAVA TARİHİ : 17.01.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/539 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/38 E., 2022/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... İşçileri Sendikası (...-Sen Sendikası) vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve Savunma İşçileri Sendikasının (... Sendikası) 31.12.2021 tarihli başvurusu üzerine davalı Bakanlıkça ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde toplam 373 işçi çalıştığı, bunlardan 167'sinin ... Sendikası üyesi olduğu gerekçesiyle anılan Sendika lehine olumlu yetki tespit işlemi tesis edildiğini, ... Sendikasının 31.12.2021 tarihli yetki tespit başvurusunun açıkça hakkın kötüye kullanımı ve kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, zira Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'nin (...) daha öncesinde her bir işyeri için ayrı ihale yapmak suretiyle farklı alt işverenlerden aldığı özel güvenlik hizmetine ilişkin olarak 2021 yılında aldığı karar sonucu tüm işyerleri için tek bir özel güvenlik ihalesi yaptığını, bu ihalenin 2021 Aralık ayında sonuçlandığını, anılan ihaleyi kazanan ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. tarafından 01.01.2022 tarihinden itibaren ...'ye ait tüm işyerlerinde özel güvenlik hizmetinin yürütülmesinin yüklenildiğini, bu ihale sonucu ...'nin alt işverenlerinde çalışan işçilerin katılımı ile ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. nde çalışan işçi sayısının 833'e müvekkilinin üye sayısının ise 432'ye çıkacağını, müvekkilinin yasal çoğunluğa sahip olacağını, işyeri devri sonucu 510 işçinin iş sözleşmelerinin davalı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. tarafından devralınacağı ve müvekkili Sendikaca yetki tespit başvurusunda bulunulacağının bilindiğini, bu nedenle davalı ...-İş Sendikasının çok kısa süre içerisinde muvazaaya dayalı olarak üye yaptığı 167 işçiyle ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerleri için 31.12.2021 tarihinde yetki tespit başvurusunda bulunduğunu, açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki bu tasarrufun hukuk düzeni tarafından himaye edilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Bakanlığın 10.01.2022 tarihli ve 80633 sayılı olumlu yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı ...-Sen Sendikası vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendikanın 05.01.2022 tarihinde davalı Bakanlığa başvuruda bulunarak işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yetkili olduğunun tespitini istediğini, davalı Bakanlıkça yetki başvurusuna olumsuz yanıt verildiğini, Bakanlığın değerlendirmesinin ve olumsuz yetki tespiti işleminin hatalı olduğunu, müvekkili Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli şartları haiz olduğunu, müvekkili Sendikanın 05.01.2022 başvuru tarihi itibarıyla ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde yasal çoğunluğu sağladığını, ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde toplam 373 işçi çalıştığı, bunlardan 167'sinin ... Sendikası üyesi olduğu gerekçesiyle ... Sendikası lehine davalı Bakanlıkça tesis edilen 10.01.2022 tarihli ve 80633 sayılı olumlu yetki tespit işleminin iptali istemi ile açtıkları davanın derdest olduğunu, işbu dava ile söz konusu olumlu yetki tespitinin iptaline ilişkin davanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Bakanlığın 18.01.2022 tarih ve 81419 sayılı olumsuz yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...-İş Sendikası vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın süresinde olmadığını, somut vakıalara dayanmadığını, toplu iş sözleşmesi sürecini uzatmaya yönelik olarak açıldığını, müvekkilinin 31.12.2021 tarihli başvurusu üzerine davalı Bakanlıkça ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde toplam 373 işçi çalıştığı, bunlardan 167'sinin müvekkili Sendikanın üyesi olduğunun tespit edildiğini, davacının 31.12.2021 tarihli yetki tespit başvurusunun açıkça hakkın kötüye kullanımı ve kanuna karşı hile niteliğinde olduğuna dair iddialarının mantıklı ve kabul edilebilir olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın süresinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, yetki başvuru tarihi olan 31.12.2021 itibarıyla Kurum kayıtlarına göre işlem yapıldığını, daha sonrasında meydana gelen değişikliklerin yetki tespitini hatalı hâle getirmeyeceğini, yeki tespitine esas alınan işyerinde başvuru tarihi itibarıyla 373 işçi çalıştığı, bunlardan 167'sinin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ...-İş Sendikasının 31.12.2021 tarihli yetki tespit başvurusu kapsamındaki işçi ve sendika üye sayılarına dair herhangi bir itirazı bulunmadığı gibi 05.01.2022 tarihli yetki tespit başvurusuna ilişkin, birleşen davadaki işçi ve üye sayılarına da itirazda bulunmadığı, davacı tarafından ...'nin ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. ile hizmet alım sözleşmesi imzalayacağının önceden bilindiği, davacı Sendika yetki başvurusunda bulunmadan ve önceki alt işverenlerdeki işçilerin ihaleyi alan ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.ne geçişi yapılmadan 31.12.2021 tarihinde yetki başvurusunda bulunulmasının muvazaalı ve hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunun iddia edildiği, asıl işveren ... ile alt işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. arasında 01.01.2022-31.12.2024 tarihleri arasında 3 yıl süre ile özel güvenlik hizmeti alımına ilişkin sözleşmenin 15.12.2021 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin imzalandığının herkesçe bilindiği, davacının da bu süreçte yetki başvurusunda bulunmasının mümkün olduğu ancak ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde örgütlenmesi bulunmaması nedeniyle yetki başvurusunda bulunmadığı, 31.12.2021 tarihi itibarıyla davalı ...-İş Sendikasına üye olan 167 işçiden 164'ünün 28, 29, 30... .01.2021 tarihlerinde üye olduğu ve bu işçilerden 156'sının kısa süre içinde davalı ...-İş Sendikasına üyelikten ayrıldıkları ancak söz konusu 164 işçinin baskıyla ya da bilgileri dışında davalı Sendikaya üye olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla davalı ...-İş Sendikasına üye işçilerin üyelik işlemlerinin irade fesadı suretiyle gerçekleştiğine dair herhangi bir itiraz veya şikayetlerinin bulunmadığı değerlendirildiğinde davacının iddialarını yerinde olmadığı, yine teknik olarak mevzuata uygun olan sürecin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Sendika vekili temyiz dilekçesinde: davalı Sendikanın başvurusuna esas alınan üyeliklerin irade fesadı ile geçersiz olduğunun iddia edilmediğini, dava konusu yetki tespit başvurusuna esas alınan sendika üyeliklerinin muvazaaya dayandığını ve yetki tespit başvurusunun hakkın açıkça kötüye kullanımı ve kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, yetkiye esas alının işçilerin yetki başvurusundan kısa süre önce sendika üyesi olup başvurudan sonra hemen istifa etmelerinin ise hakkın kötüye kullanımı olgusunu ispat eder nitelikte olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalıların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki İtirazı” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir: “(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir. (2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. (3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. (4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. (5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) “Dürüst Davranma” alt başlıklı 2. maddesinde “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” ilkesine yer verilmiş, devamında da “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” kuralı getirilmiştir. Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar verilmesi hakkın kötüye kullanımını oluşturur. 4721 sayılı Kanun'un 2/1 hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü 4721 sayılı Kanun'a göre dürüstlük kuralları verir. Bunun yanında ayrıca hak sahibinin başkasına zarar verme kastıyla hareket etmiş olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan başkasına zarar vermek kastı değil; hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır. Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen 4721 sayılı Kanun’un 2. maddesi, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanmasını kanunun korumayacağını belirtmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hakime özel ve istisnai hâllerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme olanağını sağlamaktadır. Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu, gerçek hakkın tanınması ve bireyin korunması için tüm hukuki yolların kapalı bulunduğu zorunluluk hâllerinde, 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesi uygulama alanı bulur ve olağanüstü bir imkân sağlar; haksızlığı düzeltici, kanundaki kuralları tamamlayıcı fonksiyonunu yerine getirir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 25.1.1984 tarihli ve 1983/3 Esas, 1984/1 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan, kullanılan hak soyut değil somut olaylara dayanmalıdır. Eğer bir olayda, objektif iyiniyet kurallarına aykırılık varsa, burada hakkın kötüye kullanımı söz konusudur. Objektif iyiniyet kurallarını, her olayda geçerli kabul edilebilecek bir ölçü bulmak mümkün değildir. Hak sahibinin hakkını kullanmada iyi ya da kötü niyetli olduğunu saptamak kullananın iç dünyası ile ilgili olduğundan bunu belirlemek oldukça güçtür. Dolayısıyla her somut olayda, iyiniyet kurallarına aykırılığın olup olmadığının kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. İnceleme konusu asıl davada, davacı ...-Sen Sendikası tarafından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 31.12.2021 başvuru tarihi itibarıyla işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde toplam 373 işçi çalıştığı, bunlardan 167'sinin davalı ...-İş Sendikasının üyesi bulunduğu gerekçesiyle davalı Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığına dair 10.01.2022 tarih ve 80633 sayılı olumlu yetki tespit kararının iptali ile birleşen davada davacı ...-Sen Sendikası vekili tarafından, müvekkili Sendikanın işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. işyerlerinde yetkili olduğunun tespitine dair 05.01.2022 başvurusunun davalı Bakanlıkça davalı ...-İş Sendikasının başvuruya konu işyerlerinde çoğunluğu sağladığının 10.01.2022 tarih ve 80633 sayılı yazı ile tespit edildiği gerekçesi ile reddine dair 18.01.2022 tarih ve 81419 sayılı olumsuz yetki tespit kararının iptali talep edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince asıl işveren ... ile alt işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığının herkesçe bilindiği, davacının da bu süreçte yetki başvurusunda bulunmasının mümkün olduğu ancak ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde örgütlü olmaması nedeniyle yetki başvurusunda bulunmadığı, 31.12.2021 yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla davalı ...-İş Sendikasına üye işçilerin üyelik işlemlerinin irade fesadı suretiyle gerçekleştiğine dair herhangi bir itiraz veya şikayetlerinin bulunmadığı, davalı ...-İş Sendikasının mevzuata uygun başvurusunun hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Dosya kapsamına göre asıl işveren ... ile alt işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. arasındaki özel güvenlik hizmeti alımına dair sözleşmenin 15.12.2021 tarihinde imzalandığı, davalı ...-İş Sendikasının 31.12.2021 tarihli başvurusuna esas alınan üyeliklerin büyük çoğunluğunun ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.ne ait 1120304.0 06... 55.006 sicil numaralı işyerlerinde çalışan işçilere ait olduğu görülmektedir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında; 01.01.2022 tarihi itibarıyla ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.ne işyeri devri suretiyle işe girişi yapılacak 500'e yakın yeni işçinin söz konusu olduğu ve bu devrin 15.12.2021 tarihli hizmet alım sözleşmesi ile kararlaştırıldığı gözetildiğinde, söz konusu işyerleri ve dolayısıyla bu işyerlerinde çalışan işçiler de davalı Bakanlıkça yapılan 10.01.2022 tarihli ve 80633 sayılı olumlu yetki tespitinde dikkate alınmalı ve bu suretle 31.12.2021 tarihi itibarıyla işçi ve sendika üye sayıları tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Diğer taraftan asıl dava bakımından yapılacak tespitin neticesine göre, 31.12.2021 tarihi itibarıyla yetki başvurusunda bulunan Sendikanın gerekli çoğunluğu sağlayamadığının belirlenmesi durumunda birleşen davanın konusu yetki tespiti değerlendirilmeli, 05.01.2022 olan yetki başvuru tarihi itibarıyla işçi ve sendika üye sayıları tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.