Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6013 E. 2025/11831 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6013
Karar No
2025/11831
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2509 E., 2024/3166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/286 E., 2024/80 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile 14.02.2025 tarihli ek kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, dava dışı Kanserli Çocuklar Tedavili Eğitim ve Yardımlaşma Derneğinin borcu nedeniyle 2013/032223, 2013/032227, 2013/032228, 2016/020008, 2016/020009, 2016/020010, 2016/027405, 2016/027406, 2016/027407, 2016/027408, 2016/027409, 2018/011255, 2018/011256, 2018/011257, 2018/011258, 2018/011259, 2018/011260, 2018/011261, 2018/011265, 2018/011266, 2018/011267, 2018/011268, 2018/011269, 2018/011270, 2019/022439, 2019/022440, 2019/022441, 2019/022442 takip sayılı dosyalarından ödeme emri usulüne uygun olarak 12.10.2021' de tebliğ edildiğini, davacı ...'un sol gözü protez olup sağ gözünde ağır görme kaybı bulunması sebebiyle 2001 yılında malulen emekli olduğunu, halen davalı Kurumdan emekli aylığı aldığını, emekli olduktan sonra kalan vaktini değerlendirmek amacıyla Kanserli Çocukları Tedavili Eğitim ve Yardımlaşma Derneğine üye olduğunu, dernekte, kanserli çocukların yararına satılan gazete ve dergilerin satımında görev aldığını, müvekkilinin 2018 yılı Kasım ayında emekli maaşından kesinti yapıldığını fark ettiğini, kesintinin nedenini öğrenmek için davalı Kuruma yapılan başvuruya karşılık Kanserli Çocukları Tedavili Eğitim ve Yardımlaşma Derneği'nin prim ve idari para cezası nedeniyle kesinti yapıldığının bildirildiğini, dernekte görevli ... isimli şahsın, müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle bazense müvekkilimizin ağır görme ve okuma zorluğundan faydalanarak üyelik yenileme, gazete teslim belgesi gibi bahanelerle müvekkilimizin elini tutup imza attırarak müvekkilimiz ...'u yönetim kurulu üyeliğine alındığı öğrenildiğini, ... isimli şahıstan şikayetçi olduğunu, konuyla ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/13711 S. sayılı soruşturma dosyası açıldığını, Denizli 4 İş Mahkemesinin 2019/528 E. 2021/465 K. Sayılı dosyasında davacının maaşına dava dışı 01102987 020 iş yeri sicil numaralı Kanserli çocukları Tedavili Eğitim ve Yardımlaşma Derneğinin davalı Kuruma borçlarından kaynaklı davacının davalı Kurumdan aldığı maaşına konulan hacizlerin kaldırılmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, müvekkili lehine karar verildiğini, Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2019/1640 E. sayılı dosyada "sanığın ... isimli dernek başkanı müştekinin davacı ... oluğu, derneğe ait genel kurul defterinin 27.01.2019 tarihli 52. sayfasındaki imzanın müştekinin el ürünü olmadığı" anlaşıldığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi yapıldığı genel kurul karar defterindeki imzaların da ...'a ait olmadığını belirterek yukarıda numaraları belirtili takip sayılı dosyalardaki anapara ve ferilerine itiraz ettiklerini, icra dosyalarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yedi günlük sürede açılmamış olduğundan öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının bunca süredir devam etmekte olan yönetim kurulu üyeliğinin iptali bakımından Ticaret Mahkemesinde yönetim kurul üyeliğinin iptali davası açması gerektiğini, davacı tarafın imza inkarında bulunmadığını, davacının görme kaybı yaşamasından dolayı 2012-2019 yılları arasında yönetim kurulunda iken imzalarını elinden tutarak attırıldığını iddia ettiğini, davacının bildirdiği Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest 2019/1640 Esas no.lu kamu davasına ait 21.10.2019 tarihli iddianamede, derneğin karar defterinin 27.01.2019 tarihli 2019/3 Karar no.lu 53. sayfasında imzaların (davacı) müştekiye ait olduğu da bildirildiğini, dava dilekçesinde tüm imzaların davacıya ait olmadığının bildirildiğini, davacı tarafın delil olarak bildirdiği kayıtların işbu dava bakımından delil olma niteliği bulunmadığından işbu kayıtların toplanmasına itiraz ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iddiaların hukuka uygun olmadığını belirterek davacının haksız ve mesnetten yoksun taleplerinin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 2013/032223, 2013/032227, 2013/032228, 2016/020008, 2016/020009, 2016/020010, 2016/027405, 2016/027406, 2016/027407, 2016/027408, 2016/027409, 2018/011255, 2018/011256, 2018/011257, 2018/011258, 2018/011259, 2018/011260, 2018/011261, 2018/011265, 2018/011266, 2018/011267, 2018/011268, 2018/011269, 2018/011270, 2019/022439, 2019/022440, 2019/022441, ... numaralı takip dosyalarında davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2025 tarihli ek kararında ise; davalı Kurum vekiline karar ilamının 08.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, kararı tebliğ alan davalı Kurum vekili tarafından 31.02.2025 tarihinde kararın temyiz edildiği, bu nedenle davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 346/1 maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın, süresinde açılmamış olduğundan öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiği, davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme yapılarak yanılgılı hüküm tesis edildiği, dava ile talep edilen hakkın kötüye kullanımı olup TMK 2. maddesi uyarınca davanın reddi gerektiği, davacının statüsü ve dosya kapsamına göre yetkili ve sorumlu olduğu, davasının ispatlanamadığından bahisle kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili ek kararın temyizinde ise Bölge Adliye mahkemesi kararının Antalya SGK Müdürlüğüne tebligat göndererek tebliğ ettiğini, Kurum vekili olarak tarafımına yapılmayan tebligatların usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan; Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli karar ilamının 08.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Kuruma usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı ancak süresi geçtikten sonra temyiz başvurusunun yapıldığı gözetilerek davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2025 tarihli ek kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Davalı Kurum vekilinin ek karara karşı temyiz talebine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.02.2025 tarihli EK KARARIN ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6013, K. 2025/11831, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-6013-e-2025-11831-k-e45906a69ec9